Bilgi Bankamız 62 Kategoride, 6816 Makale ve Konu Anlatımı içermektedir. Son Güncelleme: 18.11.2018 08:35

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Şiirlerinde Çocuk – Çocuk Teması | Şiirde Çocuk Ve Hayvan Sevgisi – Çocuk Ve Doğa İlişkisi – Çocuk Ve Aile ..


İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 13.05.2009 tarihinde Hale tarafından, Çocuk Edebiyatı | Çocuk Klasikleri bölümünde paylaşılmıştır ve 3751 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları


Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Şiirlerinde Çocuk

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Şiirlerinde Çocuk Teması


A. FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü Dağlarca d. 1914, İstanbul – ö. 15 Ekim 2008), Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin yaşayan en önemli şairlerinden biridir. Dağlarca doğaya, insana alışılanın dışındaki gözlerle bakmasını bilmiş, ince ayrıntıların yalın güzelliğini her yazdığı şiir kitabında ve her geçen yıl değişik yönüyle sergileme ustalığını göstermiş ender şairlerimizdendir. Öyle ki seksen yedi yıla yakın bir ömre sığdırdığı yüz dokuz eserle Türk edebiyatının en üretken şairi olma özelliğini koruyabilmiştir. Günümüzde şairin şiir kitaplarının sosyal üstünlüğü tartışılmaz bir gerçektir. Yüz dokuz kitabının yüz dört tanesi yalnızca çocuklar için yazılmış şiirlerden oluşmaktadır. Bu sayının onun eserlerinin dörtte birini oluşturduğu düşünülürse, Dağlarca’nın çocuklar için yazdığı şiirlerinin hiç de küçümsenmeyecek bir boyutta olduğu anlaşılacaktır. Dağlarca’nın çocuk şiirleri de tıpkı toplumsal, yeryüzü bağımsızlık savaşı ve ayrı yaklaşımlardaki diğer pek çok değişik konulu şiirleri gibi ilgi çekici, yenilikçi ve başarılıdır.


B. FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA ŞİİRLERİNDE ÇOCUK TEMASI

Fazıl Hüsnü Dağlarca şiir alanında çocuğu, çocukluğu ve çocuksu duyarlığı edebiyatımıza eserleriyle en iyi yansıtan bir şairimizdir. Fazıl Hüsnü, çocuğa yönelik şiirleriyle, çocuk şiirine değil, gerçek anlamda şiirdeki çocuğu anlatım derinliğine yeni boyutlar getirmiş bir şairdir. Sanılanın ve alışılagelenin aksine, Dağlarca’nın çocuğa yönelik şiirlerinde, çocuk duyarlığını zengin imgelerle dile getiren masalımsı, çocuksu bir dünya göze çarpmaktadır.

Dağlarca’nın çocuklara yönelik yapıtları 1967′de Yugoslavya’nın Üsküp şehrindeki azınlıkların çocukları için yazdığı şiirle başlamıştır. Yine ilk kez Üsküp’te “Açıl Susam Açıl” adıyla basılan bu şiirler daha sonra Türkiye’de “Kuş Ayak” (1971) adlı yapıtın içinde yer almıştır.Şairin konuyla ilgili çalışmalarının 1977-1981 yılları arasında yoğunlaştığını, günümüzde de hızını kaybetmeden sürdüğünü söylemek olasıdır. Dağlarca’nın çocuğu anlatan şiir kitaplarını, kesin sınırlama ölçülerine girmeden bir kaç grupta toplama olanağı vardır:

a) Doğrusal, eğitsel ya da öykü içinde eritilmiş nitelikte çocuğa yön vermek isteyen şiirler. (Balina ile Mandalina, Yazıları Seven Ayı, İlkokul 1′deki , İlkokul 3′deki, / Kanatlarda, Yaramaz Sözcükler, Güneşi Doğduran, Yanık Çocuklar Koçaklaması).

b) Çocuğun sevdiği ve zevk aldığı kuş, ağaç gibi doğa öğelerini, bitkileri, oyun ve oyuncak gibi unsurları, eşyaları betimleyen şiirler (Kuş ayak, Oyun Okulu, Bitkiler Okulu).

c) Geçmiş yıllarını anımsayan şairin bu duygudan esinlenerek kendi çocukluğunu dile getirdiği şiirler (Göz Masalı, Çocuk ve Allah)

d) Dikkat dolu gözlemlerle değişik çevredeki çocuğu sezmeye ve anlamaya yönelen şiirler (Arka Üstü / Uçsuz Bucaksız Yaşama, Yeryüzü Çocukları / Başparmak, Gösterme Parmağı, Orta Parmak, Yüzük Parmağı, Serçe Parmak)


e) Çocuksu duyguları özentisiz ve yalın bir anlatımla dile getiren şiirler (Şeker Yiyen Resimler, Arkaüstü / Uçsuz Bucaksız Yaşama)

Dağlarca çocuk yapıtları oluştururken eğitici ve öğretici olmakla birlikte sıkıcı olmamaya da dikkat eden bir şairdir. Onun çocuklar için yazdığı eserlerde hiçbir şey gerçekte olduğu gibi sıkıcı ve yetişkinlerin hayatında olduğu gibi tekdüze değildir. Dağlarca, çocuk okuyucuları için olması gerektiği gibi, sevinç umut ve mutluluk dolu eserler meydana getirmiş bir şairdir.

Dağlarca, çocuklar için eserler meydana getirirken, yetişkinlerin göremediği şeyleri çocukların görebildiği gerçeğinden yola çıkarak, bu dikkat ve ayrıntı çevresinde dönmektedir.

Çocuk aslında Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın hiç de yabancı olmadığı bir konudur. Çünkü şairimiz hangi konuda olursa olsun çocuk duyarlığını kendi kimliğinde hissetmektedir. Çocuk şiirlerinin başarısının altında yatan gerçek budur herhalde. O çocuk şiirleri yazarken büyük bir zevk almaktadır ve çocuk şiirleri yazma isteğiyle, içinde yankılanan dayanılmaz bir çağrıya uyarak şiirlerini yazıyor.

Fazıl Hüsnü Dağlarca, kendisiyle yapılan bir röportajda çocuk şiirleri hakkında şunları söyler:

“Çocukluk benim kimliğimdir. Yaşamımın sonuna kadar da kimliğim kalacaktır. Konuşmamızın tam burasında “şiir yaşlı çocuk” denebilir.Bugün çevirilerimden okuduğum kadarıyla söylüyorum, bütün büyük ozanlarda bu yaşlı çocuğu görmüşümdür. Hayır bu yaşlı çocuğu şimdilerde görüyorum. Şiire başladığım günlerde, daha doğrusu bendeki çocuğun şiire başladığı günlerde bilmezdim bunları. Oysa şimdi biliyorum bunları. Çocuk şiiri yazmadığım gün eksik yaşamışımdır.”(Konur,Ertop 1994)

Şiirimizin “Koca Çınarı” denilen Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın çocuk şiirleri insanoğlunu daha yakından tanımamızı, daha iyi kavramamızı sağlayan ipuçlarıdır.

Dağlarca’nın şiirlerinde çocuğun dünyasında var olan her nesne, her olay konu edinilmiştir. O günlük yaşamda karşımıza çıkan her şeyin şiirini yazmıştır.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın çocuk şiirlerindeki temaları çocuk ve hayvan sevgisi, çocuk ve doğa, çocuk ve aile, çocuk ve yurt sevgisi, çocuk ve ölüm başlıkları altında inceleyebiliriz.

B.1. Şiirde Çocuk ve Hayvan Sevgisi:

Dağlarca, hayvanlar dünyasını ve hayvan sevgisini çocuklar için yazdığı pek çok şiir kitabında dile getirmiştir. Çocuk, kendini tanımaya başladığı anlardan itibaren tanımaya başladığı hayvanları hayatına geniş ölçüde sokmuştur. Özellikle evcil hayvanların, çocukların dünyasındaki yerini ve önemini anlatan Dağlarca, hayvan sevgisini çocuğun dünyasında yer alacak diğer sevgilerin başlangıcı olarak görmektedir. Şairin özellikle, hayvan sevgisini anlatan, çocuk ile hayvanlar arasında kurulan dostluk ilişkilerini dile getiren şiir kitapları bulunmaktadır. İlk olarak, 1971 yılında çocuklara “Kuş ayak” adlı yapıtla seslenen Dağlarca, “Boyalı Ses” ve “Açıl Susam Açıl” yapıtlarından oluşan bu kitabında, kısa dizelerle, bilgiçliğe kapılmadan, ayrıntılardan uzak şekilde hayvanları anlatmıştır. Bu şiirlerde, çocuklar hayvanları bir arkadaş gibi görmektedir.

Fazıl Hüsnü Dağlarca, canlandırdığı hayvanlarla çocuklara aynı zamanda insanları da tanıtmaya çalışır. Çünkü canlandırılan hayvanlar bizim birer benzerimizdir. Dağlarca’nın şiirlerindeki hayvanlar çocuklara iyilik, doğruluk, dostluk, kardeşlik konulu mesajlar veren insan kişiliğinde imgeler olarak karşımıza çıkarlar.

Dağlarca’nın çocuklarının kalbi her türlü sevgiye açıktır. Özellikle hayvanlar çocuklar için sevilmesi en kolay canlılardır:

“AÇIK

Kapısı açık
Bir evdir hep
Kediler de develer de
Kuşlar da bulutlar da
Girer içeri.”

(Dağlarca 1971:123)

Fazıl Hüsnü Dağlarca, çocuklar ile hayvanlar arasındaki ilişkiyi farklı yollarla anlatır. Şairimiz farklı yollarla ve yöntemlerle hem okul öncesi hem de okul çağındaki çocuklara “hayvan sevgisi” duyarlığını kazandırır.

B.2.Şiirde Çocuk ve Doğa İlişkisi

Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Çocuk ve Allah” adlı ilk önemli eserinde, çocuk ile Allah arasındaki insancıl ve göksel boyutu işlerken, aynı zamanda Allah’ın yarattığı kusursuz bir doğa düzenini de çocuk duyarlılığı ile sergilemeye çalışır. Bu şiirlerde, insanın dünya evren ve doğadaki yeri üzerinde çocuksu bir şaşkınlıkla eğildiği de bir gerçektir. Sonraki eserlerinde, özellikle çocuğa yönelik şiir kitaplarında doğa, Dağlarca için önemli bir yere sahiptir. “Çocuk ve Allah” eserindeki soyut ve esrarlı bir alem olan doğa, “Kuş Ayak” (1971), “Bitkiler Okulu”(1999) adlı eserlerinde somut ve bir canlı olarak çocuğun dünyasında yerini alır.

Şairimiz Dağlarca, doğa unsurlarına bir kişilik kazandırarak, çocuk okuyucuların dikkatini çekmeyi başarır. Çocuk gözüyle doğa canlı ve renkli bir alemdir. Bu alemi çocuğa daha iyi tanıtmak ve sevdirmek de Dağlarca’ya düşer.

Dağlarca çocuğa doğayı anlatırken çocuğun ağzından şiir yazarak, çocuksu bir anlatım denemiştir. Çocuğu bir arkadaş gibi gören şairin bu yaklaşımı çocuğun doğayı tıpkı bir oyun gibi algılamasını sağlar. Fazıl Hüsnü, doğayı sanki bir oyun okulu içerisinde, kurmaca bir dünyada çocuk okuyucularına sunar ve bambaşka bir dille çocuklara anlatır.

Fazıl Hüsnü Dağlarca, çocuğa doğayı anlatırken bir yetişkin dili ve anlatımı kullanmak yerine, çocuğun ağzından şiirler yazarak, kısa dizelerle, bilgiçliğe kapılmadan çocuksu bir anlatım denemiştir. Çocuğu bir arkadaş gibi gören şairin bu yaklaşımı çocuğun doğayı tıpkı bir oyun gibi algılamasını da sağlar. Ağaçlar, yemişler, “tabiat ana”nın tüm nimetleri çocuğun da bir parçası olduğu doğanın güzellikleridir:

“YEMİŞLER

Elmalar çok tatlıdır
Sarısı ekşi biraz
Üzüm bizi ısıtır
Kırmızı bir su kiraz.

Vişne kamaşır dişim
Ellerimi boyar dut
Ama benim yemişim
Altın damlası armut.”

(Dağlarca 1971:248)

Çocuk ve doğa sevgisi Dağlarca’nın çocuklar üzerine yazdığı konuların başında gelmektedir. Çocuğun doğal, saf ve duygusal ilişkisi, bitkilerle, hayvanlarla, sularla, toprakla çıkar ilişkisine dayanmaksızın kurulan bu sevgi ve dostluk bağını, çocuğu yaşadığı dünyaya evrenin bir parçası olduğu gerçeğine daha da yakınlaştıran bir unsur olarak karşımıza çıkar.

B.3.Şiirde Çocuk ve Aile:

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın altı yaş ve altı yaşından küçükler için yazmış olduğu şiirlerde, çocuğun hemen hemen tek dünyası olan aile ve aile çevresi anlatılmaktadır. Çocuğun sosyalleşme, sevgiyi tatma ve öğrenme sürecinde ise annenin ağırlığı, büyüklüğü tartışılmazdır.

Anne, çocuğun ahlakının ve toplumsal anlamdaki davranışlarının da gelişmesinde önemli bir etkendir. Çocuk ilk eğitimi aileden, aile içinde de en yakın olduğu kişiden, yani anneden alır.

Kardeşlik duygusu ve aile içerisindeki kardeşler, dayanışmanın, mutluluğun, paylaşmanın anlatımıdır. Dağlarca’nın bir çocuğun abla ya da kardeşlere sahip olmasının onlar için bir şans olduğu görüşü bir dörtlüğünde şöyle ifade edilmiştir:

“ABLA

Ablam
Annem yokken evde
Daha sıcaktır
Daha güzeldir hep
Annedir.”

(Dağlarca 1971:22)

Dağlarca, toplum için ailenin, aile içinse çocuğun ne kadar önemli olduğunu bilir. Çocuk için ailenin vazgeçilmezliğini yine çocuğun ağzından kısa ve içten dizelerle dile getirir.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’da anne, baba ve kardeş sevgisi temelde insan sevgisine, oradan da Allah sevgisine geçiştir. İşte bütün bu sevgiler ,çocuğun aile içinde tattığı ve yaşadığı sevgi ortamı sonraları tek tek doğa, hayvan ve insan sevgisine dönüşecektir.


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 13.05.2009 tarihinde Hale tarafından, Çocuk Edebiyatı | Çocuk Klasikleri bölümünde paylaşılmıştır ve 3751 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 1 adet mesaj daha bulunmaktadır.

Fazıl Hüsnü Dağlarca\'nın Şiirlerinde Çocuk - Çocuk Teması | Şiirde Çocuk Ve Hayvan Sevgisi - Çocuk Ve Doğa İlişkisi - Çocuk Ve Aile - Çocuk Ve Yurt Sevgisi orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki MakaleAtatürk'ün Çalışma Arkadaşları | Kazım Karabekir (1882 - 1948) Sonraki MakaleKan Verme - Transfüzyonu Nedir? | Donör Nedir? Kimler Kan Verebilir? Kimler Kan Veremez? Kan Vermenin Faydaları Nedir?

Bu Makaleyle İlgili Fikirlerinizi ve Görüşlerinizi Diğer Ziyaretçilerle Paylaşabilirsiniz