Bilgi Bankamız 62 Kategoride, 9052 Makale ve Konu Anlatımı içermektedir. Son Güncelleme: 27.01.2020 06:06

Coğrafya Nedir? | Coğrafyanın Doğuşu Ve Gelişimi – Coğrafyanın Dalları – Coğrafyanın Prensipleri


İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 22.05.2009 tarihinde Hale tarafından, Dünya Coğrafyası | İcatlar ve Keşifler bölümünde paylaşılmıştır ve 1389 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları


Coğrafya Nedir?

Coğrafya, Dünya yüzeyinin görünümünü tüm yönleriyle inceleyen bilim dalıdır. Coğ­rafya sözcüğü Yunanca “Dünya” anlamına gelen geo ve “yazmak” anlamına gelen graphein sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuş­tur. Coğrafya ile ilgilenen uzmanlara coğraf­yacı denir.


Günümüzde, bu uzmanların çoğu yalnızca Dünyanın yüzeyi, fiziksel özellikleri, iklimi, bitki örtüsü ve toprak türleri ile değil, aynı zamanda yeryüzünde yaşayan insanların ne yaptıkları, ne ürettikleri ve nasıl yaşadıkla­rıyla da ilgilenmektedir.

Çağdaş coğrafya insanlığın evi olan Dünya’nın incelenmesidir. Bu da çok kapsamlı bir konu olduğundan fiziksel coğrafya, beşeri coğrafya ve bölgesel coğrafya gibi dallara ayrılır.

Fiziksel coğrafya Dünya yüzeyinin biçimi, tepeleri, vadileri, akarsuları, ormanları gibi doğal özellikleriyle ilgilenir. Fiziksel coğraf­yanın okyanus ve denizleri inceleyen dalı okyanusbilim (oşinografi) adını alır.


Beşeri coğrafya insanların yarattığı kent­ler, köyler, evler, yollar, demiryolları, ekili alanlar, maden ocakları ve fabrikalarla ilgile­nir. Beşeri coğrafya aynı zamanda insan yaşamının çevre koşullarından nasıl etkilendi­ğini de inceler.

Bu nedenle bir coğrafyacı ülkeler ve bölge­lerle ilgili bilgi edinmek zorundadır ve bu amaçla harita kullanır. Coğrafyacılar yüzey şekillerini ve yanardağ etkinlikleri gibi süreç­leri inceler, yerölçümleri yaparlar. Haritacılar bu bilgileri kullana­rak haritalar çizerler. Harita bir yerin enlemi­ni, boylamını ve başka yerlerden ne kadar uzaklıkta olduğunu gösterir. Fiziksel harita o bölgenin dağlık, tepelik ya da düz olduğunu belirtir. Araştırma yapacak ya da bir yolculu­ğa çıkacak olanlar ne gibi yüzey şekilleriyle karşılaşacaklarını bu haritalardan öğrenirler. Deniz düzeyinden yüksek yerleri göstermek için özel kabartma haritalar da vardır.

Bir coğrafyacı aynı zamanda yeryüzündeki kayaç oluşumunu ve yapısını gösteren jeolo­jik haritalara da gereksinim duyar. Kömür, demir cevheri ve petrol gibi birtakım doğal kaynaklar yalnızca belirli kayaç tiplerinde bulunur. Bazı kayaçlar ufalanarak nitelikli topraklara dönüşür. Bazı bölgelerdeki top­raklar tarım yapılmaya daha elverişlidir.

Başka bir harita türü de iklimi, yani yılın çeşitli zamanlarındaki sıcaklığı ve mevsimlere göre ne kadar yağış düştüğünü gösterir. Do­ğal bitki örtüsünün orman, otlak, bataklık ya da çöl olması büyük ölçüde toprağa ve iklime bağlıdır. Bütün bunlar bazı hayvanların niçin belli bölgelerde yaşadığını ve değişik iklim kuşaklarında yaşayan insanların hava koşulla­rına nasıl uyum sağladığını açıklar. Bitki, hayvan ve insan gibi canlılar üzerinde iklim ve fiziksel koşulların etkilerini inceleyen fiziksel coğrafya dalı biyocoğrafya olarak adlandırılır.

İnsanlar değişik çevre koşullarına uyum gösterebilir ve bir ölçüde çevreyi kendi gerek­inimlerine uyacak biçimde değiştirebilirler. Dağların içinden tüneller açarak yollar, demir­yolları, ırmaklar üzerinde köprüler yaparlar. Böylelikle bir yerden başka bir yere kolaylık­la gidebildikleri gibi, ürettikleri malları da rahatlıkla taşıyabilirler. Gerçi okyanusların su düzeylerini değiştiremez ya da dağlık bir bölgeyi düzlüğe dönüştüremezler, ama daha çok ürün yetiştirecek topraklar elde etmek amacıyla bataklıkları kuruturlar, tepelerin yamaçlarını teraslayarak ekime elverişli duru­ma getirebilirler.

İnsanlar altın ya da bakırı yoktan var edemezler, ama nitrat benzeri mineralleri güb­re olarak kullanıp bereketsiz topraklardan ürün almayı başarırlar. Kurak bölgelerde toprağı sulayarak, kışın evlerini ısıtarak ve hayvanlarını kapalı yerlerde barındırarak, bir ölçüye kadar, iklimin neden olduğu güçlükle­rin üstesinden gelebilirler.

Öte yandan, insanlar gereksinmeleri olan ürünleri yetiştirmek için dünyanın önemli bir bölümünde doğal bitki örtüsünü yok etmek­ten, yabanıl hayvanları ise öldürmekten geri kalmamış, oysa başka hayvanları evcilleştire-rek süt, et ve derilerinden yararlanmışlardır. Bu arada sıtma hastalığına neden olan sivrisi­nek gibi zararlılardan kurtulmayı da başar­mışlardır.
Bütün bu konuları kapsayan beşeri coğ­rafya, kendi içinde ekonomik coğrafya ve siyasal coğrafya olmak üzere iki dala ayrılır. Ekonomik coğrafya ekonomi ve ticaret, yani üretim ve pazarlama konularını ele alır. Siya­sal coğrafya, coğrafya koşullarının ulusal ve uluslararası siyasal olaylar üzerindeki etkisini inceler. Tarihsel coğrafya ise bölgelerin geç­mişteki durumlarını ve zaman içinde ne gibi değişikliklere uğradığını araştırır.


Bölgesel coğrafya da belli bir bölgenin fiziksel ve beşeri coğrafyasını inceler. Bu inceleme bütün bir kıtayı içine alabileceği gibi, örneğin Kongo Havzası gibi görece daha dar bir alanı kapsayabilir. Böylece coğrafyacı herhangi bir bölgedeki fiziksel koşullar ile orada yaşayan halkın uğraşları arasındaki ilişkileri inceler. Kent coğrafyası kentleri, bu kentlerin nüfusunu ve nüfus dağılımını, üreti­len malları ve buna bağlı olarak insan ve mal hareketliliğini tüm yönleriyle ele alır.

Gregg ve Leinhardt (1994), coğrafyayı 4 özellikle karakterize edilen bir disiplin olarak tanımlamaktadırlar:

Birincisi bir yere eşsiz bir karakter kazandıran, yeryüzü üzerindeki özelliklerin dağılımıdır (Örn: dağlar, nehirler, denizler vb.).

İkincisi, bazı şeylerin oldukları yerlerde ve zamanda neden ve nasıl meydana geldiğini anlamaktır (Örn: Volkanlar gibi).

Üçüncüsü, meydana gelen olayların, diğer olaylarla ilgisi ve bağlantısıdır (Örn: Yağmur ormanlarının tahribi).

Sonuncusu, coğrafyanın haritalar ile bilgilerin ve fikirlerin iletişimini sağlamasıdır. Bu dört özellik birbiri ile çok çeşitli yollardan etkileşim içindedir. Bunlardan ilk üçü coğrafyanın temel prensipleridir. Sonuncusu ise coğrafî araştırmalar sonucu elde edilen bilgilerin ifadesidir.

Coğrafyanın bu değişik yönleri arasındaki etkileşim, onu tanımlama amaçlı olarak kesin çizgilerle bölünmesini zorlaştırır. Coğrafi beceriler, yerler (mekanlar), fizikî, beşerî ve çevre coğrafyası biçiminde bir bölümleme, bunlardan bir veya iki alanın coğrafya eğitiminin çeşitli basamaklarında yer alması; öğrencinin çeşitli alanlar arasındaki ilişkiyi anlamasının engellenmesi şeklinde bir sonuç doğurabilir.

Coğrafya, bazı yeteneklerin gelişimini ve kavramların anlaşılmasını içerir. Bu kavram ve yetenekler ise fizikî çevre (ortam), beşerî çevre ve bunlar arasındaki ilişki ile ilgilidir. Coğrafya sorgulanan ve araştırılabilen konuları içerir. Coğrafya öğretilirken, beşeri ve fiziki ortam ve bunların etkileşimiyle ilgili konulara dayalı sorular sorulur. Bu sorulara, anahtar coğrafî sorular denir. Coğrafyanın öğrenilmesinde bu anahtar soruların bilinmesi gerekir. Temel coğrafi kavramları içeren her soru, coğrafyada anahtar soru demektir. Dolayısıyla coğrafya konularının her birinin çok sayıda anahtar sorusu olabilir. Bu çalışmada, ilköğretim ve ortaöğretim coğrafya konuları işlenirken, çocukta coğrafya bilincini oluşturacak olan anahtar soru ve kavramlar üzerinde durulmaktadır.

Foley-Janikoun (1996) ilköğretim seviyesinde anahtar soruların şunlar olduğunu belirtmektedirler.

-Bu yer nerededir?
-Bu yer neye benzemektedir? Ne gibidir?
-Bu yer niçin böyledir? Neden bu şekli almıştır?
-Bu yer diğer yerlerle nasıl bir bağlantı içindedir?
-Bu yer nasıl değişmektedir?
-Bu yerde yaşamak (olmak) neye benzemektedir?
-Bir başka yere bu yer nasıl benzemekte veya nasıl farklılaşmaktadır?

Soru 1: Bu yer nerededir?

Soru 2: Bu yer neye benzemektedir?

Bu iki soru lokasyon ve yer kavramlarının gelişiminde yardımcı olur. Mekansal dokunun anlaşılmasında çok önemli yeri olan dağılışın ortaya konulmasını mümkün kılar. Ayrıca çocuklarda bu yerin dağ, ova vb. şekillerden hangisine benzediği hakkında fikir verir.

Soru 3: Bu yer niçin böyledir?

Bu da sahanın yapısı ve sahada etkili olan süreçlerin anlaşılmasında yardımcı olur.

Soru 4: Neden bu şekli almıştır?

Bu soru ilişkili olan lokasyonların tanımlanmasında ve sahaya ait özelliklerin oluşumunun bilinmesine yardımcı olur.

Soru 5: Bu yer diğer yerlerle nasıl bir bağlantı içindedir?

Bu soru sistemlerde, süreçlerde, kalıplarda meydana gelen değişikliklerin tanımlanmasında yardımcı olur. Ayrıca, tartışılabilecek farklı konuların ortaya çıkmasına yardımcı olur.

Soru 6: Bu yer nasıl değişmektedir?

Yer kavramının gelişimini sağlar. Değerler ve yaklaşımlar üzerinde düşünme yeteneğinin gelişimine yardımcı olur. Karşılaştırma yoluyla, yer ve lokasyon kavramlarının gelişimini, dolayısıyla bölge kavramının gelişimini sağlar.

Soru 7: Bu yerde yaşamak (bulunmak) nasıldır?

Bu yerle başka bir yer arasında ne gibi benzerlikler ve farklılıklar vardır. Aynı zamanda benzerlik ve farklılık kavramlarının da gelişimine yardımcı olur.

Coğrafyayı öğrenmek ve öğretmek için sürekli bu anahtar soruları, bilmek ve akılda tutmak yararlı olacaktır. Bu soruları herhangi bir yer veya konu hakkında öğrencilere sormak, o yerin ve konuların öğrenilmesini sağlar. Örneğin, bir dağ, bir vadi, bir köy, bir ülke veya doğal bir bölge ile ilgili olarak sorular sorulur.

Yukarıda verilen anahtar sorularla yapılan coğrafya çalışması yerlerin, sistemlerin, süreçlerin anlaşılmasına yardımcı olur. Bu yaklaşım, anahtar coğrafî kavramların gelişmesi içinde bir bilgi çerçevesi oluşturur.

Coğrafi sorularla, coğrafi kavramlar genellikle iç içe girmiştir. Çoğu zaman her soru en az bir coğrafî kavram içerir.

Örneğin:

Bu yerleşmelere neden şimdi bulundukları mekanlarda yerleşilmiştir? şeklinde bir coğrafi soru yerleşim ve yerleşme gibi iki coğrafi kavramı içermektedir.

-Yerleşmelerin dağılımında İngiltere, Türkiye, Kanada ve Japonya gibi ülkeler arasında bir benzerlik var mı?
-Bu yerleşmeler arasında nasıl bir ilişki var?
-Yerleşmelerin dağılımı zamanla değişime uğramış mı?
-Yeni bir yerleşme kurulmuş mu?
-Kurulmamış ve kurulması gerekiyorsa nerede kurulmalı?
-Şehre göre kasabada daha mı farklı bir arazi kullanımı vardır?
-Yerleşmelerin şekilleri ve yoğunlukları niçin ülkeden ülkeye değişmektedir?
-Şehirler içinde hangi bölgeler vardır?
-Bazı bölgelere diğerlerine göre daha mı kolay ulaşılmaktadır? Neden?

gibi daha pek çok birbiriyle bağlantılı ve çeşitli coğrafi kavramlar içeren soruyu arka arkaya sorabiliriz. Yukarıda da belirtildiği gibi, önemli temel coğrafi kavramları içeren her soru coğrafyada anahtar soru demektir. Dolayısıyla, ünitelerin anlaşılmasını ve genellemeleri kolaylaştırıcı bir dizi alt soru başlıkları da oluşturmak mümkündür. Bu alt sorular anahtar soruların daha iyi bir şekilde yapılandırılmasına yardımcı olur.

Örneğin, yerleşme nedir? anahtar sorusu;

İnsanlar kendi yerleşmeleri ile ilgili olarak neleri sevmektedirler?

Yerleşmeleri büyüklüklerine, fonksiyonlarına, popülerliklerine göre sınıflandırmak bir kolaylık sağlamakta mıdır?

Ne gibi kolaylıklar sağlamaktadır?

gibi daha da çoğaltılabilecek alt sorular içermektedir. Anahtar sorular ve alt sorular öğrencinin tanımlama, tasvir etme, sınıflandırma, analiz ve sentez yapma becerilerini geliştirir.Anahtar sorular aynı zamanda coğrafya öğretiminde dersin amaçlarını belirlemeye de yarar. Yani anahtar sorular dersin konusu ile ilgili olarak hazırlandığında, o dersin akışını ve araştırmanın yönünü belirler.

Bernard Cox’a göre coğrafi bir araştırma için anahtar sorular öz olarak şu şekilde sıralanabilir:

* Yerleşilen yer neresidir?
* Neden orada yerleşilmiştir?
* Bu mekana yerleşmenin sonuçları ne olmuştur?
* Daha farklı yerleşme alternatifleri neler olabilirdi veya olabilir?


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 22.05.2009 tarihinde Hale tarafından, Dünya Coğrafyası | İcatlar ve Keşifler bölümünde paylaşılmıştır ve 1389 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 3 adet mesaj daha bulunmaktadır.

Coğrafya Nedir? | Coğrafyanın Doğuşu Ve Gelişimi - Coğrafyanın Dalları - Coğrafyanın Prensipleri orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki MakaleO Memleket Batar | Atatürk'ün Anıları Sonraki Makale[İcatlar ve Keşifler] Antikythera Düzeneği | Antik Çağ'ın Mekanik Analog Bir Bilgisayarı Olarak Kabul Edilebilen Astronomik Konumları Hesaplamak İçin..

Bu Makaleyle İlgili Fikirlerinizi ve Görüşlerinizi Diğer Ziyaretçilerle Paylaşabilirsiniz