Bilgi Bankamız 62 Kategoride, 6816 Makale ve Konu Anlatımı içermektedir. Son Güncelleme: 18.11.2018 08:35

Üç Şerefeli Camiii | Edirne – 1438 – 1447 Tarihleri Arasında II. Murad Tarafından Yaptırılmış


İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 24.06.2008 tarihinde Hale tarafından, Camilerimiz | Şehir Şehir Cami Arşivi bölümünde paylaşılmıştır ve 1977 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları


Üç Şerefeli Camiii

Sultan 2. Murad tarafından 1438- 1447 yılları arasında yaptırılan Üç Şerefeli Camii, yükselme dönemi camilerinin prototipidir… Mimarının, ayakları felçli Konyalı bir usta olduğu söylenir. İlklerin camisidir…



Osmanlı mimarisinde yeni bir adımdır… Altı destekli merkezi kubbeye dayalı plan kurgusuyla Osmanlı mimarisinin gelişiminde olduğu kadar Mimar Sinan’ın mimarisine etkisiyle de önemlidir. Bu camideki bazı mimari unsurlar, daha sonra oluşan (2. Beyazıt dönemiyle başlayıp 16. yüzyıl sonlarına kadar devam eden) klâsik Osmanlı üslubu içinde bazen aynen, bazen de geliştirilerek kullanılmış…

Üç Şerefeli Cami’nin hepsi de birbirinden farklı pencere kantları


İstanbul Çemberlitaş’ta bulunan Atik Ali Paşa Camii ve Beşiktaş’taki Mimar Sinan eseri Sinan Paşa Camii’nde olduğu gibi… Caminin en önemli özelliklerinden biri, İslâmi ibadet şekline yani saf düzenine uygun olarak enlemesine dikdörtgen plânlı yapılmasıdır. Bu plânda, caminin üstünü örten büyük kubbeyi sağ ve solda ikişer küçük kubbe destekliyor…

Dört minaresi birbirinden farklı olan cami, minare sayısının dörde çıktığı ilk örnektir… Revaklı avlu yine ilk kez bu camide uygulanmış. Gittiğim tarihte onarımda olduğu için ne yazık ki kapalı olan avlunun fotoğraflarını çekemedim. (15/ 06/ 2008)

Tunca Nehri’nin karşı tarafından Üç Şerefeli Camii ve Selimiye. Önde görülen köprü, Beyazıt Köprüsü… Edirne, köprüler şehridir. Meriç, Tunca ve Ergene nehirleri, Sultan 2. Murat döneminden 19. asra kadar hepsi de ayrı güzellikte olan bir çok köprüyle taçlandırılmış. Beyazıt Köprüsü de 1488 yılında 2. Beyazıt Külliyesi’yle birlikte, Sultan 2. Beyazıt tarafından Mimar Hayrettin’e yaptırılmış. Nehrin karşı tarafında yani fotoğrafı çektiğim tarafta da Beyazıt Külliyesi bulunuyor.

Beyazıt Köprüsü, tek bir köprü gibi görünüyor ama birbirini tamamlayan iki köprüden oluşuyor. Bitişiğinde, Mimar Sinan eseri olan tek gözlü Yalnızgöz Köprüsü var.

Caminin batı cephesindeki kündekâri kapı

Camiye adını veren üç şerefeli minarenin kaidesi ve Selçuklu izleri taşıyan gövdesinden bir kesit. Caminin ilk ve asıl minaresi olan üç şerefeli, Selimiye yapılana kadar minarelerin en büyüğü kabul edilirdi.

Camiye adını veren, ilk ve asıl minare. Minarenin her şerefesine ayrı yollardan çıkılıyor. Tıpkı karşısındaki Selimiye minareleri gibi. Bir farkla… Sinan’ın minareleri daha zarif…

Dört minareli ilk cami olan Üç Şerefeli Camii’nin her minaresi bir birinden farklı. Arkada soldaki tek şerefeli minare, etrafında dolanarak yükselen koyu kırmızı ve beyaz burmalarıyla oldukça ilginç… Bu burmalı minare Sultan 2. Mustafa tarafından yaptırılmış.

Üç Şerefeli Cami’nin camiye adını veren minaresiyle, tek şerefeli burmalı minare. Caminin bir diğer adı da bu minareden dolayı Burmalı Camii’dir.

Üç Şerefeli Camii’nin beyaz ve koyu kırmızı burmalı minaresi. Sultan 2. Mustafa tarafından yaptırılan bu minareden dolayı caminin bir diğer adı da Burmalı Camii’dir.

Camiye adını veren, ilk ve asıl minare. Minarenin her şerefesine ayrı yollardan çıkılıyor. Tıpkı karşısındaki Selimiye minareleri gibi. Bir farkla… Sinan’ın minareleri daha zarif…

Üç Şerefeli Camii’nin en önemli özelliklerinden biri, İslâmi ibadet şekline yani saf düzenine uygun olarak enlemesine dikdörtgen plânlı yapılmasıdır. Bu plânda, caminin üstünü örten büyük kubbeyi sağ ve solda ikişer küçük kubbe destekliyor…

Kemer köşelerinden kesit

Ana kubbeyle yan kubbeler arasındaki küçük ara kubbelerin içten görünüşü

Yan kapı kemeri ve kapı alınlığındaki kitabe

Üç Şerefeli Camii’nin ana kubbbesinin içten gjörünüşü

Üç Şerefeli Camii’nin ana kubbbesinin sağında ve solunda ikişer kubbe yer alıyor. Bu kubbelerden birinin içten görünüşü.

Üç Şerefeli Camii’nin minberinden detay

Üç Şerefeli Camii’nin payesini süsleyen hat

Üç Şerefeli Camii’nin mihrap duvarında yer alan bezemeler

Üç Şerefeli Cami’nin en önemli özelliklerinden biri, İslâmi ibadet şekline yani saf düzenine uygun olarak enlemesine dikdörtgen plânlı yapılmasıdır.

İlklerin camisidir… Altı destekli merkezi kubbeye dayalı plân kurgusuyla Osmanlı mimarisinin gelişiminde olduğu kadar Mimar Sinan’ın mimarisine etkisiyle de önemlidir. Bu camideki bazı mimari unsurlar, daha sonra oluşan (2. Beyazıt dönemiyle başlayıp 16. yüzyıl sonlarına kadar devam eden) klâsik Osmanlı üslûbu içinde bazen aynen, bazen de geliştirilerek kullanılmış… İstanbul Çemberlitaş’ta bulunan Atik Ali Paşa Camii ve Beşiktaş’taki Mimar Sinan eseri Sinan Paşa Camii’nde olduğu gibi… Caminin en önemli özelliklerinden biri, revaklı avlunun ilk kez burada uygulanmış olmasıdır. Yine bir diğer önemli özilliği, İslâmi ibadet şekline yani saf düzenine uygun olarak enlemesine dikdörtgen plânlı yapılmasıdır. Bu plânda, caminin üstünü örten büyük kubbeyi sağ ve solda ikişer küçük kubbe destekliyor… Dört minaresi birbirinden farklı olan cami, minare sayısının dörde çıktığı ilk örnektir…

Fotoğrafta, camiye adını veren üç şerefeli ilk ve asıl minareyle, Sultan 2. Mustafa tarafından yaptırılan ve caminin Burmalı Camii ismiyle de anılmasını sağlayan burmalı minare görülüyor.

Üç Şerefeli Camii’nin dört minaresi hem görüntü olarak, hem yapım yılı olarak birbirinden farklı. Biri üç, biri iki, ikisi de birer şerefeli olan minareler; baklavalı, şişhaneli, çubuklu ve burmalı motiflerle bezenmiş. Fotoğrafta, Fatih Sultan Mehmet döneminde yaptırılan 2 şerefeli, baklavalı minareyle, 1610 yılında Sultan 1. Ahmet tarafından yaptırılan tek şerefeli çubuklu minare görülüyor.

Üç Şerefeli Camii’nin dört minaresi hem görüntü olarak, hem yapım yılı olarak birbirinden farklı. Biri üç, biri iki, ikisi de birer şerefeli olan minareler; baklavalı, şişhaneli, çubuklu ve burmalı motiflerle bezenmiş. Fotoğrafta, Fatih Sultan Mehmet döneminde yaptırılan 2 şerefeli, baklavalı minareyle, 1610 yılında Sultan 1. Ahmet tarafından yaptırılan tek şerefeli çubuklu minare görülüyor.

Üç Şerefeli Camii’nin dört minaresi hem görüntü olarak, hem yapım yılı olarak birbirinden farklı. Biri üç, biri iki, ikisi de birer şerefeli olan minareler; baklavalı, şişhaneli, çubuklu ve burmalı motiflerle bezenmiş. Fotoğrafta, Fatih Sultan Mehmet döneminde yaptırılan 2 şerefeli, baklavalı minare görülüyor.

Üç Şerefeli Camii avlusunun batı kapısı

Üç Şerefeli Camii avlusunun doğu kapısı

Osmanlı mimarisinde yeni bir çığır açan, ilklerin camisi olan ve döneminde Osmanlı’nın Balkanlardaki egemenliğinin ifadesi olarak görülen Üç Şerefeli’nin en önemli özelliği, revaklı avlunun ilk defa burada uygulanmış olmasıdır.

Bir yıl önceki ziyaretimde restorasyon çalışmaları yüzünden avludan fotoğraf alamamıştım. 2009 ramazanından önce, sırf bu avluyu çekmek için Edirne’ye gittim. Camideki çalışmalar henüz bitirilememişti ama avlunun kapıları açıktı. Hava muhalefeti ve inşaat malzemelerine rağmen, kötü de olsa birkaç fotoğraf çekebildim.

Klâsik Osmanlı camilerini Selçuklu ve diğer İslâm camilerinden ayıran şadırvanlı avlu uygulamasının ilk denemesi, tek kelimeyle mükemmel…

Basamaklı üç kapıdan girilen avlunun ortasında, daha sonra 2. Beyazıt Külliyesi ve Selimiye’de tekrarlanan, üstü açık geniş bir şadırvan bulunuyor. Cami gibi avlu da enlemesine dikdörtgen plânlı. Revakları örten kubbeler, birbirine granit ve mermer sütunlarla bağlanan sivri ve yüksek kemerlere oturuyor. Bu kubbelerdeki özgün kalem işleri, Osmanlı camilerindeki en eski örnekler.

Son cemaat yeri, Osmanlı camilerinde daha önce de uygulanmış ancak Üç Şerefeli Camii’yle bu mekân daha da geliştirilmiş. Avlu revakları yüksek kemerlerle kademelendirilerek, son cemaat yerinin harimle olan ilişkisi kuvvetlendirilmiş.

Farklı yükseklikteki revak kemerlerinin köşelerde aynı sütuna basmasında çözüm; sol köşede görüldüğü gibi, farklı kademedeki iki ayrı konsol başlıkla elde edilmiş. Bu çözüm daha sonra Mimar Sinan tarafından da tercih edildi.

Üç Şerefeli Camii’nin avlu revaklarını örten kubbelerdeki özgün kalem işleri, Osmanlı camilerindeki en eski örnekler.

Üç Şerefeli Camii’nin, son cemaat yerinden harime açılan sol kapı .

Üç Şerefeli Camii’nin şadırvanlı avlusundan harimine açılan abidevî mermer portal.

Üç Şerefeli Camii’nin harimine açılan mermer portal, Selçuklu, Osmanlı ve İslâm mimarîsinde görülen portallerin en abidevî ve muhteşem örneklerinden. Taçkapı, mukarnaslar ve yan nişlerin üst bölümlerindeki yazıların arasında kıvrık dal ve rumilerle süslü.

Üç Şerefeli Camii’nin özgün taçkapısının ahşap kanatları

Üç Şerefeli Camii’nin özgün taçkapısının ahşap kandından detay.

Üç Şerefeli Cami’nin mermer mihrabı ve mihrap duvarındaki kalem işi süslemeler

Üç Şerefeli Cami’nin mermer mihrap ve minberi.

Kaynak


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 24.06.2008 tarihinde Hale tarafından, Camilerimiz | Şehir Şehir Cami Arşivi bölümünde paylaşılmıştır ve 1977 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 1 adet mesaj daha bulunmaktadır.

Üç Şerefeli Camiii | Edirne - 1438 - 1447 Tarihleri Arasında II. Murad Tarafından Yaptırılmış orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki MakaleDünyanın En Güzel Festivalleri | Her Yıl Çeşitli Ülkelerde Birbirinden İlginç Festivaller Ve Törenler Düzenleniyor Sonraki MakaleSuikastler Tarihi | Çetin Emeç Suikastı - (7 Mart 1990) - İstanbul

Bu Makaleyle İlgili Fikirlerinizi ve Görüşlerinizi Diğer Ziyaretçilerle Paylaşabilirsiniz