Bilgi Bankamız 62 Kategoride, 7817 Makale ve Konu Anlatımı içermektedir. Son Güncelleme: 12.03.2019 04:56

Tarihte Gökbilime Yön Verenler | Küresel Ve Hareketli Yer – Tekrar Merkezde Yer – Yıldız Haritaları Ve Presesyon – Gezegen Hareketleri – Kopernik Kura..


İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 21.06.2008 tarihinde Hale tarafından, Astronomi - Uzay - Gokbilim Konu Anlatımları bölümünde paylaşılmıştır ve 1452 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları


Tarihte Gökbilime Yön Verenler

İlkçağlardaki gökbilim çalışmalarını kullanan Yunanlıların buluşları kayıtlara geçen ilk buluşlardır. Ne Yunanlı bilginler ne de onların sistematik gözlemleri Akdeniz bölgesinden dışarı çıkamadı. Soyut fizik kavramlarını düşünme fikri ilk defa evrenin doğasını ve kökenini izleyen evrenbilimciler tarafından oluşturuldu.


Yazı: Prof. Dr. Serdar Evren (E.Ü. Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü)
İllüstrasyon: Emre Erdur

Örneğin, bazı Mısırlı evrenbilimciler farklı tanrılara farklı roller yükledi. Böyle düşünceler gökbilime ilk adımların atılmasını sağladı. Yunanlılar MÖ 600 yıllarında gözlem yaparak ve mantık kullanarak evreni tanımaya başladılar. Yaptıkları çalışmalarda metafiziksel ilişkilerden daha çok fiziksel elemanları kullanmaya özen gösterdiler. Açısal ölçümleri içeren geometrik prensipleri kullanarak kozmik uzaklıkları ölçtüler. Bilinen ilk Yunanlı düşünürlerden biri Thales’tir. Thales Güneş tutulmasının olacağını önceden tahmin etmiştir. Thales’in okulu birçok düşünür yetiştirmiştir. Örneğin, Anaximander astronomik ve coğrafik bir takvim yapmış; Güneş’in, Ay’ın ve gezegenlerin bizden uzaklıklarını bulmuştur.


Pythagoras: Küresel ve Hareketli Yer (MÖ 500)

Pythagoras, deney yaparak çalışan ilk bilimcilerden biridir. Yer’in küresel yapıda olduğu fikrini vermiştir. Bu sonucu Ay’ın evrelerinden giderek bulmuştur. Ay’ın ışıklı ve ışıksız kısımlarını ayıran terminatör (sınır çizgi) eğriliğinin Ay’ın evreleri ilerledikçe değiştiğini gözlemiştir. Bu yüzden Ay, düz değil küreseldir. Buna göre, Yer ve diğer gökcisimleri de küresel olmalıdır. Pythagoras, güney İtalya’da bir okul kurarak birçok gökbilimci yetiştirdi. Kendisi Yer’i, evrenin merkezine koydu. Fakat, daha sonra öğrencileri, Yer’in Ay, Güneş, beş gezegen ve yıldızlarla birlikte uzaktaki bir merkezi “ateş” etrafında hareket ettiğini söylediler.

Aristotle: Tekrar Merkezde Yer (MÖ 350)

En etkili Yunan bilimci-filozof Aristotle’dur. Aristotle, Yer merkezli evrenin küresel ve sonlu olduğuna inandı. Aristotle, modern bilimsel buluşlar yapmakla ünlüdür. Önemli fikirleri arasında şunlar sayılabilir: Ay’ın küresel olduğunu düşündü. Güneş’in, Yer’e Ay’dan daha uzak olduğunu buldu. Yer’in küresel olduğunu düşündü. Çünkü, Ay’ın terminatörünün eğriliği onun disk şeklinde olmasını dışlıyordu ve Yer, belki bu yüzden Ay gibiydi. Bir gözlemci kuzeye doğru gittikçe, güney yarımküre yıldızları kaybolurken kuzey gökyüzünden yeni yıldızlar görür. Bu durum düz bir Yer üzerinde olmaz. Fakat, Aristotle Yer’in durağan olduğu sonucunu çıkardı. Yer hareket etseydi, değişik yıldızların göreli şekillerinde değişiklik görürdük. Eğer çok uzaktaki bir ağaç ile orta uzaklıktaki bir ağacı birleştiren bir doğru üzerinde yürürken bir tarafınıza bir adım atsanız, yakındaki ağaç uzaktakinin diğer tarafına kaymış olarak görülür. Hareketten dolayı bu kaymaya paralaks denir. Eğer Yer, uzaktaki bir merkez etrafında dolansaydı, yakın ve uzaktaki yıldızlar arasında dönemli bir paralaktik kayma görürdük. Fakat, yıldızların ve takımyıldızların zaman içinde böyle bir kayma gösterdiklerine dair bir delil yoktur. Sonuçta Aristotle’ya göre Yer hareket etmemelidir.
Aristotle’nun nedeni sağlamdı; ancak, yıldızlar bu paralaktik kaymayı çıplak gözle oluşturacak kadar yakında değil çok uzaktaydılar. Yıldız paralaksları yıllarca araştırıldı ve ancak 1838 yılında bulundu.

Hipparchus: Yıldız Haritaları ve Presesyon (MÖ 130)


Hipparchus, Rodos adasındaki kendi gözlemevinden gökcisimlerininkonumlarını gözledi ve 850 yıldızlık bir katalog hazırladı. Teleskopsuz yaptığı gözlemlerle en mükemmel sonuçları elde etti. Herhangi bir tarih için Güneş ve Ay’ın konumlarını doğru olarak önceden belirledi. Hipparchus, eskinin en büyük gökbilimcisi olarak bilinir. En büyük buluşu “presesyon”dur. Kendinden önce yapılan yıldız konumlarıyla kendi ölçümlerini karşılaştırarak, ardalan yıldızlarına göre kuzey gök uçlağının (kutbunun), ilkbahar ve sonbahar ılım noktalarının konumlarındaki kaymaları ortaya çıkardı. Modern gökbilimde presesyonun nedeni olarak: Güneş ve Ay’dan kaynaklanan kuvvetlerden dolayı Yer’in yalpalayarak dönmesi gösterilir. Şu anda dünyanın dönme ekseni doğrultusuna denk gelen Kutup Yıldızı (Polaris, a UMi, küçükayı takımyıldızının en parlak yıldızı) 26 000 yıllık bir dönem boyunca, farklı yıldızlara karşılık gelecektir.

Claudius Ptolemy: Gezegen Hareketleri (MS 150)

Ptolemy, M.S. 2. yüzyılda yaşamış bir gökbilimci ve matematikçidir. Bir gökbilimci olarak şöhreti 13 ciltlik çalışmasından (The Mathematical Collection) gelir. İskenderiye kütüphanesinin yakılmasından sonra Araplara geçen çalışma
al-Megiste olarak bilinir. Avrupalıların çevirileri Almagest olarak adlandırılmış ve bin yıldan daha uzun süre en meşhur kitap olarak kalmıştır. Ptolemy, Hipparchus’un yıldız kataloğunu 1022 yıldıza genişletti ve presesyonu dikkate alarak eski yıldız konumlarını düzeltti (bu tür düzeltmeler günümüzde de yapılmaktadır). Bilinen en iyi çalışması Güneş, Ay ve gezegenlerin konumlarını belirlemeye yarayan “epicycle kuramı” veya “Ptolemic kuram” dır. Hipparchus’u izleyen Ptolemy, Yer’i gezegen sisteminin merkezine yakın bir yerde kabul etti. Yer’den dışa doğru sırayla Ay, Merkür, Venüs, Güneş, Mars, Jüpiter ve Satürn’ün dolandığı dairesel yörüngeleri yerleştirdi. Bugün biliyoruz ki gezegenler Yer’in etrafında dairesel yörüngelerde değil Güneş etrafında eliptik yörüngelerde dolanıyorlar. Gezegenler, 1500 yılına kadar yıldızlar arasında hareket eden ışıklı daireler olarak bilinirdi.
Bu görüşü değiştiren devrim 1500 ile 1600 yılları arasında Avrupa’dan geldi. Bu değişimin (Kopernik Devrimi) sonucunda, güneş sisteminin yeni şekli kavrandı: Merkezde Güneş ve etrafında dolanan gezegenler.Kopernik Devrimi, güneş sisteminin merkezinde Güneş’in olduğunun bulunmasıyla, Yer-merkezli eski kuramları yıkan, çok önemli bir devrimdir. 1540-1690 yılları arasında yaklaşık 150 yıllık bir süre içinde geliştirilmiştir. Bu dönem içinde çok meşhur beş bilimci yetişmiştir: Copernicus (Kopernik), Tycho, Kepler, Galileo ve Newton.

Kopernik Kuramı

Nicolaus Copernicus (Kopernik), 19 Şubat 1473′te doğmuştur. İtalya’daki üniversite öğrenimi boyunca ülkenin bilimsel yükselişinden etkilenmiş, birçok gökbilimci ve matematikçiyle haberleşip, ilk gözlemlerini 24 yaşında yapmıştır. Gözlemlerini sürdürebilmesi için birkaç yıl sonra, büyük bir kilise tarafından ekonomik destek sağlanmıştır. Çok ender rastlanan bir gökolayı olan gezegenlerin bir hizaya gelmesi olayını, 31 yaşında göz-lemiştir. Ptolemy’nin sistemine benzer klasik alternatiflerle, merkeze Güneş’i koymak, Yer ve gezegenleri onun etrafında dolandırmakla güneş sisteminin daha basitleştirileceğini ve gezegen konumlarının daha kolay bulunabileceğini gösterdi. 1512′de yeni tezini yayımladı: Güneş, güneş sisteminin merkezindedir, gezegenler onun etrafında dolanır ve yıldızlar çok uzaktadır.Kopernik, şiddetli tartışmalar yüzünden uzun yıllar çalışmalarını yayımlamayı erteledi. Sonuçta, çalışma arkadaşları tarafından cesaretlendirildi ve Commentariolus daha geniş kapsamlı olarak yayımlandı ve hızla yayıldı. Yaşamının sonunda, bütün çalışmalarını “De Revolutionibus” adlı kitapta topladı. Bu kitapta güneş sistemine ilişkin tüm bilgiler sunuldu. “Venüs ve Merkür, Güneş’in etrafında dolanırlar ve yörüngeleri Güneş’ten çok uzakta değildir. Bu kurama göre, Merkür’ün yörüngesi Venüs’ünkinden içeride olmalıdır. Eğer bu varsayımdan yola çıkarsak, aynı merkezli dışa doğru büyüyen yörüngeler üzerinde Mars, Jüpiter ve Satürn ile karşılaşırız. 0nların düzenli hareketlerini görmememiz olanaksızdır. Bu durum, onların merkezinde Güneş’in olmasını yeter derecede sağlar.” Artık kargaşayla dolu bir dönem başlamıştı. Kiliseler ve birçok düşünür, Yer merkezli modeli benimsiyordu. De Revolutionibus’un matbaacısı kitabın başlığını genişleterek tartışmayı alevlendirdi. İçine bir önsöz ekleyerek bu modelin gezegen hareketlerini hesaplamakta en uygun model olduğunu, fiziksel gerçeklerin yadsınamayacağını yazdı.


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 21.06.2008 tarihinde Hale tarafından, Astronomi - Uzay - Gokbilim Konu Anlatımları bölümünde paylaşılmıştır ve 1452 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 0 adet mesaj daha bulunmaktadır.

Tarihte Gökbilime Yön Verenler | Küresel Ve Hareketli Yer - Tekrar Merkezde Yer - Yıldız Haritaları Ve Presesyon - Gezegen Hareketleri - Kopernik Kuramı orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki MakaleMidilli Kruvazörü - SMS Breslau - Midilli | Yavuz Muharebe Kruvazörü Goeben İle Çanakkale Boğazına Giren Yol Arkadaşı Sonraki MakaleKurtuluş Savaşı Öncesi Mustafa Kemal Paşa’nın Yöntem Ve Direktifleri | M. Kemal Paşa Zor Bir Yolculuktan Sonra 19 Mayıs 1919 Günü Samsun’a Ayak Bastı..

Bu Makaleyle İlgili Fikirlerinizi ve Görüşlerinizi Diğer Ziyaretçilerle Paylaşabilirsiniz