Bilgi Bankamız 62 Kategoride, 7817 Makale ve Konu Anlatımı içermektedir. Son Güncelleme: 12.03.2019 04:56

Olympos Tanrıları


İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 09.11.2008 tarihinde HeaT tarafından, Felsefe - Arkeoloji - Mitoloji ve Efsaneler bölümünde paylaşılmıştır ve 1450 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları


URONOS

Gök’e kosmik varlık ve ilk tanrı kuşağı arasında erkek ve baba tanrı olarak verilen ad.Uranos,Gaia ile birleşerek bir çok tanrısal varlık üretir,bunları doğar doğmaz Toprak’ın bağrına tıkaması,oğlu Kronos’un elinden hayalarının kesilmesi ve bu olay üzerine egemenliğin ikinci tanrı kuşağına geçmesi.Gaia,Kronos..


GAİA

Dünyayı,yeri,evrensel öğe olarak toprağı simgeler.Bir tanrıdan çok kozmik bir varlıktır Gaia,bütün öğelerin kaynağında bulunan ana ilkedir.Gaia,evreni bir düzen yötemine göre meydana getiren ve düzensiz boşluktan çıktıktan sonra dişi-erkek birleşme yoluyla evrenin kendisini ve tanrılarını yaratır.İlkin Uranos’la birleşip erkek ve dişi Titan’ları,Kyklopları ve Hekatonkheirleri doğurur.Bu doğurma sürecinden hemen sonra evrene egemenlik savaşaının ilk belirtisi Uranos tanrının doğan çocuklarını Gaia’nın karnına gerisin geri tıkmasıyla baş gösterir.Son Titan oğlu Kronos’a babasının erkeklik uzvunu kestirdikten sonra Gaia bu kez kendi doğurduğu Pontos’la birleşir ve ondan Nereus,thaumas,Phorkys,keto ve eurybie’yi doğurur.Gaia Uranos’un devrilmesini sağladığı gibi tahta çıkan oğlu Kronos’un da devrilmesini sağlar.Çünkü Kronos babası Uranos gibi zorbaca davranır ve çocuklarını doğar doğmaz yutar.Karısı Rheia Zeus’a gebe kalınca Gaia ile Uranos’tan doğuracağı çocuğu kurtarma çarelerini sorar.Bu kez de Gaia kızına kaderi bildirmekle kalmaz-kader Uranos’un oğluna yenildiği gibi,Kronos’un da Zeus eliyle devrilmesidir.-Kronos’u aldatmak çarelerini de gösterir ve Zeus’un Girit’te bir mağarada gizlice doğmasını sağlar.Kronos’a da bir taş yutturulur.Gaia birinci kuşak devrimini hazırladıktan sonra ikinci kuşak devrimini de hazırlar.Zeus’a ne yoldan egemenliği elde edebileceğini o öğretir;çare Kronos kuşağından Titan’ları yenmek için Kyklop’ları kuşağından ve Hekatonkheir’leri kurtarıp yardıma çağırır.Zeus Gaia’nın dediğini yaparak devlere karşı savaşı gerçekleştirir ve Titanları devirerek dünya egemenliğini ele geçirir.

Gaia son olarak Tartaros’la birlikte Typon’u doğurur.Başka Theogonia’lara göre Tartaros’tan Ekhidna adlı bir kızı olmuş ve Poseidon’la birleşerek Antalos devini doğurmuş.Genellikle devler,azmanlar,canavarlar hep Gaia’dan doğmuştur.


Zamanla Gaia’nın Myhtos’ta yeri ve önemi değişmiş,kozmik nitelikteki ana toprak,dinde daha belirli birer tanrıça olarak görülen,bir yandan Demeter,öte yandan Kybele gibi toprak ve bereket tanrıçalarına yer vermiştir.Gaia böyle daha kişisel ve insansal tanrıçalarla ya birleşmiş,ya da kozmik öğe olarak felsefe alanına girmiştir.

APHRODİTE

Homeros’a göre Zeus ile Dione’nin kızıdır.Adı “köpükten çıkan” anlamına gelir.Hesiodos’un Theogonia’sında ise sulardan çıkar (Uranos ile Köpüklerin birleşmesinden doğar).Aphrodite sevgi,aşk ( cinsel aşk ) ve yasak ilişkilerin tanrıçasıdır.Üremek için birleşmeyi de simgeler.En fazla cinsel ilişkiye giren fahişeler Aphrodite’e göre önemlidir,hiç ilişkiye girmemiş kadınlar ise kadından sayılmazlar.

Praksiteles’in (Praxiteles) Knidos Aphrodite heykeli için Phyrne’den model olmasını istemiştir.Praksiteles’in en önemli özelliği Apollon’daki gibi vücuda “S” formu vermesidir.Milo Aphrodite’yi en beğenilen tasviridir.Ozanlar Altın Aphrodite olarak sıfatlandırırlar.Bu güzeller güzeli tanrıça hep gülümser,işveli ve gönül alıcıdır.Aphrodite tasviri günümüzde en çok ayna saplarında görülür.Ayağının altında istiridye,yunus,kaplumbağa gibi hayvanlar olabilir.Saçlarını kurutmaya çalışan (denizden çıktığı için ) Aphrodite heykeli sıkça görülür.Sulardan doğduğu için suyla ilgili binalarda süsleme olarak ortaya çıkar.

KOİOS

Uranos’la Gaia’nın oğlu,Titanlardan biri.Erkek kardeşleri Okeanos, Hyperion,İapetos ve Kronos’tur.Kız kardeşleri Theia, Rheia, Themis, Tethys, Mnemosyne ve Phoibe’dir.Koios’la Phoibe evlenirler,iki kızları olur:Leto ve Asteria.Işığı simgeleyen göksel varlıkları meydana getiren Koios’la Phoibe Apollon ve Artemis’in atalarıdır.

RHEİA


Uranos’la Gaia’nın kızı.Kardeşi Kronosla evlenir.Ve üçüncü tanrı kuşağını doğurur.Rheia’nın doğurduğu tüm çocukları yutan Kronos’un bu durumu şöyle anlatılır Hesiodos’ta;

Korkuyordu Uranos’un mağrur
torunlarından biri
ölümsüzler arasında kral olacak diye.
Gaia ve Uranos bildirmişti ki ona
Ne kadar güçlüler güçlüsü de olsa
Kendi oğluna yenilmekti kaderi

Rheia bu duruma çok üzüldüğü için Uranos’la Gaia yardım ederler ve Girit’in Lyktos mağarasına saklanır,orada doğurur.Kronos’a da koca bir taşı beze sarıp verir.Kronos taş olduğunu anlamadan yutar.Zeus Girit mağarasında büyür ve babası Kronos’u ve onun soyundan gelen Titanları yenip üçüncü kuşak tanrılar olan Olymposluların egemenliğini başlatır.

LETO

Titanlardan Koios’la Phoibe’nin kızı Leto,baştanrı Zeus’la birleşerek Apollon’la Artemis’in anası olur.Bir Anadolu tanrıçası olduğu adından,efsanesinden ve tapınağının olduğu yerlerden bellidir.

ZEUS

Tanrıların en büyüğüdür.Rheia ve Kronos’un oğludur.Gaia ve Uranos torunlarından birinin ölümsüzler arasında kral olacağını söylediği için. doğan tüm çocuklarını yer Kronos.Rheia Zeus’u doğuracağı gün Girit’e kaçar ve orda İda Dağı’nda bir mağarada doğurur.Kronos’a da bir bez içine taş koyup verir.Kronos Taşı yutar ve hiç bir şeyin farkına varmaz.Daha sonra Zeus babası Kronos’u yener ve kardeşlerini kusturur.Böylece üçüncü kuşak tanrıların Olymposluların hakimiyeti başlamış olur.Zeus’un Kardeşi Hades’e yer altı dünyası,Poseiodon’a Okyanusların hakimiyeti,Zeus’a Göklerin hakimiyeti düşer.Zeus Yağmur yağdırır,gökleri gürletir,şimşekler çaktırır.Troia Savaşı’ndaki rolü çok büyüktür.İda Dağı’nın tepesinde yönetir Troia Savaşını.Herşey onun buyruğuyla olur.Bazen Akhalar üstün bazen de Troialılar.Zeus buyruklarını Kartalının aracılığıyla iletir insanlara.Kartalın uçuşuna göre iyiye veya kötüye yorulur buyruk.Akhalar kötü durumdayken şöyle yalvarır Agemmemnon Zeus’a:

“Böyle dedi,Zeus acıdı onun gözyaşına
yok olmasın istedi ordusu,işmar etti,
gönderdi kartalı,kuşların en şaşmaz olanını
bir yavru geyik vardı kartalın pençesinde,
kartal attı onu Zeus’un güzel sunağı önüne,
orada Akhalar her şeyi bilen Zeus’a kurban keserlerdi
Anladılar Zeus’tan geldiğini görünce kuşu,
Saldırdılar Troyalılar doludizgin
hepsinin savaştaydı aklı,fikri.”

Zeus Adaletli bir düzenin kurucusu ve koruyucusu sayılır.İlyada’nın son bölümünde Akhilleus,oğullarını kesip öldürdüğü Kral Primos’un korkusuzca bir gece vakti Akha Gemilerine gelip oğlu Hektor’un cesedini istemesi üzerine Akhilleus şöyle der:

“Talihsiz adam,ne acılar çekmiş yüreğin!
Nasıl göze aldın gemilere gelmeyi tek başına,
Nasıl göze aldın benim gözüme görünmeyi?
ben ki öldürdüm nice soylu oğullarını senin
demirden bir yürek varmış göksünde.
Hadi gel,otur şu iskemlenin üstüne,
uyusun bağrımızda acılar
ne yapalım yasımız çok büyükse,
ne çıkar yürek donduran iniltilerden!
Talihsiz ölümlülere tanrılar şu kaderi dokudu:
Yaşayacak insanlar acı içinde.
Ama ölümsüzlerin hiç bir kaygısı yok.
iki tane küp durur Zeus’un eşiğinde,
biri iyi biri kötü bağışlarla dolu.
Zeus karıştırır bunları,sunar ölümlülere,
iyisinden de kötüsünden de pay alır insanoğlu
ama yalnız kötü bağıştan pay alırsa bir adam ,
yoksul olur,hor görülür,
zorlu açlıkla sürünür tanrısal toprağın üstünde,
tanrılar,insanlar dönüp de bakmaz yüzüne.”

Zeus tüm bunlara rağmen evrende tek hakim değildir.Bunu Troya Savaşı’nda oğlu ve çok sevdiği Sarpedon’unun Patrakios’la teke tek döğüşünde,Sarpedon’un güç durumda kalmasına rağmen ona yardım edememesinden anlıyoruz.Troya Savaşı’nda Hektor’la Akhilleus teke tek döğüşür.Hektor uzun bir süre dayanır Akhilleus’a karşı.Ama sonunda dayanamaz geri kaçar.Troya Surlarında bir kovalamaca başlar Hektor’la Akhilleus arasında.Bütün bunları izleyen Zeus Hektor için üzüldüğünü söyler.Bu sırada Zeus’un kızı Athena çıkışır babasına.Ve Hektor’un ölümlü bir adam olduğunu ve ölümüne izin vermesi gerektiğini söyler.SOnra Zeus Athena’nın Hektor’a kurduğu tuzağa ve Apollon’un Hektor’u kaderine bırakmasına izin verir.

TANRIÇALARLA EVLİLİKLERİ

Metis >>> Athena
Themis >>> Hora’lar ve Moira’lar
Dione >>> Aphrodite
Eurynome >>> Kharit’ler
Mnemosyne >>> Musa’lar
Lero >>> Apollon,Artemis
Demeter >>> Persephone
Hera >>> Ares,Hebe,Eileithya (Hephaistos)

KADINLARLA EVLİLİĞİ

Alkhemene >>> Herakles
Antiope >>> Amphion,Zethos
Kallistro >>> Arkas
Danae >>> Perseus
Aigina >>> Aiaskos
Elektra >>> Dardanos ,lasion , Harmonia
Europa >>> Minos,Sarpedon,Rhadamanthys
İo >>> Epaphos
Leda >>> Helena,Dioskur’lar
Maia >>> Hermes
Niobe >>> Argos,Pelasgos
Pluto >>> Tantalos
Semele >>> Dionysos
Taygere >>> Lakedaimon

APOLLON

Zeus’un güzel saçlı Leto’dan olan oğlu ve Artemis’in ikiz kardeşidir.Yunan mitolojisindeki en önemli tanrılardan biridir.Kıta Yunanistan’a özgü bir tanrı olarak kabul edilirken,yapılan araştırmalar Apollon’un artık Anadolu kökenli bir tanrı olduğunu ortaya koymuştur.Apollon kelimesi de Yunanca değildir.İlyada’nın bazı bölümlerinde Apollon,Lykegenos sıfatıyla da anılmaktadır.Likyalı anlamına bu sıfat onun Likya bölgesiyle bağlantısını gösterir.Efsanelerinde okçu,gümüş yaylı ve hedefi vuran anlamında çeşitli sıfatlarla anılır.Bazı efsanelerinde onun için parlak ışık,ışık saçan (Phoibos) sıfatları kullanılır.Ancak Apollon güneş ya da ışık tanrısı değildir.Asıl güneş tanrısı Helios’tur.Apollon’un sıfatlarından biri de sarışındır.Bu sıfat Apollon’un yaydığı ışığa işaret edebileceği gibi doğrudan doğruya onun saç rengi ile de bağlantılı olabilir.

Apollon çok iyi bir okçudur, hedefini hiç bir zaman şaşırmaz.Kardeşi Artemis ile paylaştığı bu okçuluk yeteneği Apollon’a büyük bir üstünlük sağlar.Apollon ve Artemis’in oklarıyla ölmek tatlı,acısız,uykuya dalar gibi huzurlu bir ölüm demektir.Aletlerden ok,yay ve lir;hayvanlar kurt,yunus balığı,kuğu,karga;bitkilerden defne,palmiye ve zeytin ağacı tanrının simgesidir.

Bir tanrı olarak Apollon’un nitelikleri çok fazladır.

a.Ekin-tarım tanrısıdır.

b.çobanların tanrısıdır.

c.Sağlık ve ceza tanrısıdır. İnsanları iyileştirir, onları suçlarından arındırır.(bu niteliği oğlu Asklepios’a geçmiştir).Ama aynı zamanda oklarıyla etrafa veba ve ölüm de saçar.(ilyada’da Troya savaşı sırasında Akha ordularına veba salmıştır).

d.Geleceği haber verir .Apollon bilicilik tanrısıdır.Apollon tarafından esinlenen insanlar bilici,kahin veya falcı olurlar.Bilicilik ilkçağ’da son derece önemlidir.Yunan efsanelerinde Delphoi önemli bilicilik merkezi olarak geçer.Ancak İlkçağ’ın ilk ve en önemli bilicik merkezleri Anadolu’dadır.Anadolu’daki en önemli ve en eski merkez Didim’dir.(Apollon’un doğum yeri olan Patara’da önemli bir merkezdir).Didim’deki bilicilerin çoğu kadındır.Ellerindeki kutsal değnekle kuyunun başında oturur,sularda gördükleri ışıltıları yorumlar,rahiplere bildirirler.Bilici kadınlar arasında en ünlüsü Troya Kralı Priamos’un kızı Kassandra’dır.

e.Kent kapılarındaki bekçiliğinden dolayı yeni kurulan şehirlerin koruyucusu,günlük yaşamın düzenleyicisidir.Yol ve kapılar tanrısıdır.

f.Güzel sanatların bilim ve müziğin koruyucusudur. Musalar korosunun yönetici olarak ün yapmış,bu konuda pek çok efsane oluşmuştur.Kimi yetenekleri konusunda Apollon son derece kıskançtır.Bu özellikle Phrigya’lı Marsyas’a karşı öfkesini konu eden bir mitosta çok belirgindir.Marsyas iki delikli kavalın bulucusu sayılır.Ancak bu kavalı asıl bulan tanrıça Athena’dır.Apollon çeşitli özelliklere sahip olsa da tasvirlerde genel de tek bir biçimde gösterilir.Güçlü ve ideal fiziğiyle genç erkek güzelliğini temsil eder ve genellikle çıplaktır.En ünlü aşkı Daphne’dir.Ancak Daphne Apollon’a yüz vermez.Ve korkup kaçar.Apollon peşinden koşarak kızı yakalar.Ancak Athena gibi bakire kalmaya yemin etmiş olan Daphne,toprağa yalvarır kendisini saklamasını ister.Bu isteği kabul edilir.Ve Daphne’nin vücudu bir defne ağacına döner.Bu duruma çok üzülen Apollon defneyi kutsal ağacı yapar.Ünlü ozan ve savaşçıları defne yapraklarından yapılmış taçlarla onurlandırmıştır.

ARTEMİS

Artemis,Yunan Mitolojisine göre Leto ve Zeus kızı,Apollon’nun kız kardeşidir.Doğum yerinin Efes olduğu kabul edilir.Adı Apollon’un adı gibi Yunanca değildir.Dokunulmamış,bozulmamış anlamına gelen “artemes” sıfatından türemiştir.

Artemis ok,yay ve arabayla yakından ilgilidir.Onun için “hedefi vuran”,”gümüş yaylı” sıfatları da kullanılmıştır.Yayını sadece avlanmak için değil kardeşi Apollon gibi insanları cezalandırmak ve öldürmek için de kullanır.Örneğin bir kere de 14 çocuk doğurduğunu söyleyerek tanrıçaya nisbet yapan Manisalı Niobe’nin çocuklarını oklarıyla öldürmüştür.Çocuk doğururken ölen kadınlardan da Artemis sorumludur.Tanrıçanın zalimliği ile bir başka hikaye avcı Aktaion’la ilgilidir;Kentavros Kheiron’un yetiştirmesi Aktaion öyle yaman bir avıdır ki,Thebai bölgesinde onun üstüne kimse yoktur.Gurura kapıldığı için Artemis’ten üstün bir avcı olduğunu söylemiştir.Bu küstahlığa dayanamayan Artemis’te Aktaion’u geyiğe dönüştürmüş ve elli köpeğini de üstüne salmıştır.Parçaladıkları geyiğin efendileri olduğunu anlamayan hayvanlar uluyarak Aktaion’u aramaya koyulmuşlar.Sonunda Kherion’da onları avutmak için Aktaion’un heykelini yapmıştır.

Bazı efsanelerde Artemis doğa güçlerini ve özellikle hayvanları elinde tutan Patnia Theron olarak gösterilir.Bazı destanlarda avcılık ve bakire nitelikleri de yer almaktadır.Artemis,Efes Artemisi’nde olduğu gibi kişiliğinde dişiliğinin üç aşamasını;yani kızlık,kadınlık ve analık aşamalarını birleştirir. Yunan Mitolojisinde Apollon güneşle,Artemis’de ayla ilgilidir.Bu yüzden Phoibe veya Selene adlarını almıştır.

ASKLEPİOS

Asklepios,sağlık tanrısı özelliği de olan Apollon’un oğludur.Sağlık ve hekimlik tanrısıdır.Yunan mitolojisinde olduğu kadar Roma tarafında da çok benimsenmiştir.Oldukça ilginç bir öyküsü vardır.Apollon Teselya Kralı Phlegyas’ın kızı Koronis’e aşık olur,kız Apollon’dan hamile kalır.Ancak bir süre sonra Arkadya’dan gelen bir adamla daha sevişir.Bu olayı izleyen bir kuzgun ya da karga durumu Apollon’a bildirir.Çok kızan Apollon onu diri diri yanmakla cezalandırır. Koronis tam ölmek üzereyken Apollon onun karnındaki çocuğu kurtarı ve büyütmesi için kentavris Kherion’a verir.Asklepios,doğanın içinde büyüyüp onun sırlarını öğrenir.hatta ölüleri diriltebilecek kadar ustalaşır.Ancak Zeus doğal düzeni bozan ve kendi gücünü aşan Asklepios’dan çekinmeye başlar ve onu yıldırımlarıyla öldürür.Apollon’da bu olayı cezasız bırakmaz ve Zeus’a yıldırımı bağışlayan Kykloplar’ı öldürür.Asklepios’un cansız bedenini de gökyüzüne yıldızların arasına yerleştirir.

Asklepios’un tapınaklarına Asklepion denir.Buralar aynı zamanda ilk çağın hastaneleridir.En büyüğü ve en ünlüsü Bergama’da olanıdır.

Asklepios efsanesine Anadolu’da yapılan bir katı da şudur(aynı hikaye Lokman Hekim içinde anlatılır);Zeus Asklepios’u yıldırımıyla öldürünce bu sırada hekimin yazmakta olduğu reçete oradaki bir otun üzerine düşmüş,yağan yağmurla kağıttaki yazı toprağa karışarak her derde deva sarımsak meydana gelmiştir.

Asklepios,Yunan Tanrıları içinde ününü en uzun süre sürdürenlerden biridir.Ortaçağ’a kadar karşımıza çıkar.Hekimler Asklepeides adında bir lonca etrafında bir araya gelirler.Kos (istanköy) adasında yaşayan hippokrat’da bu geleneğe bağlıdır.Asklepios’un yılanlarla sarılmış asası bugün de hekimliğin simgesidir.

HERMES

Hermes,Zeus ile Titanlar soyundan gelen Maia’nın oğludur.Bir başka adı Argiphontes’tir. Doğduğu günün akşamı kundağını çözüp beşiğinden çıkar.Mağaranın önündeki kaplumbağayı öldürüp içini boşaltarak yedi tel takar ve bir kithara haline getirir.Sonra Apollon’un sürüsünden elli inek çalarak onları bir mağaraya saklar.Gerçeği öğrenen Apollon,Hermes’in mağarasına gelir,orada beşiğinde uyuyan Hermes inekleri çaldığını inkar eder.Bunun üzerine Zeus’un yargıçlığına başvurulur.Zeus’un kararı Hermes’in inekleri Apollon’a geri vermesidir.Ancak mağarada Kitharayı gören Apollon sazı alıp karşılığında inekleri vermeyi kabul eder.Hermes bundan sonra pan kavalını icat eder.Apollon Syrinks denilen bu kavalı da ister ve karşılığında Kerykaion denilen sihirli altın değneğini verir.Hermes bu değnekle habercilerin ve hırsızların tanrısı olur.

Zeus da çocuklarının arasında en akıllısı ve kurnazı olan Hermes’i kendisine haberci olarak seçmiştir.Hermes,Zeus’un buyruklarını ölümlülere ve tanrılara iletir.Hermes Olympos’lu diğer tanrılar arasında da haberleşmeyi sağlar.Haberci tanrı Hermes efsanelerde daima kanatlı ve ayakkabıları ve başlığıyla anılır.Hermes yunan tanrıları içinde en renkli kişiliklerden biridir.Tanrı olarak nitelikleri fazladır.

1.Sürülerin tanrısıdır.Arkaik dönem Yunan sanatında çoğu kez omuzlarında bir koçla tasvir edilir.Odysseus’un karısı Penelope ile Arkadia dağlarında birleşmelerinden çobanların tanrısı Pan doğmuştur.

2.Hile ve hırsızların tanrısıdır.Bu konudaki öykü,Hermes’e ait efsanelerin en ilginçlerinden biridir.Hermes doğduğu gün olağanüstü işlere girişmiş ve aklı ve yetenekleriyle tanrıların hepsinden daha üstün ve kurnaz olduğunu kanıtlamıştır.

3.Güzel ve inandırıcı konuşur.Bu özelliğiyle hatiplerin tanrısıdır.

4.Hermes yolları,yolcuları,tüccarları ve ticareti korur.Yollara dikilen Herme denilen heykelleri,ilk çağın kilometre taşlarıdır.Bunlar bir tanrı büstü ve fallos simgesini taşıyana yuvarlak ve döstgen kaidelerdir.

5.Hermes yer altı ve yer üstü arasında habercilik yapar,ölenlerin ruhunu yer altı ülkesine,Hades’e götürür.

6.Zeus’un gönderdiği uykuyu ve rüyaları insanlara iletmek onun görevidir.Bunu Apollon’un kendisine verdiği değnekle yapar.

Hermes’in pek çok önemli efsanede rolü vardır.Homeros’un destanlarında Zeus’un habercisidir.Üç güzeller efsanesin Hera,Athena ve Aphrodite’yi İda Dağı’na götürür,Paris’e altın elmayı o verir.Odysseus’u Kalypso’nun elinden kurtarır.Hero’nun İo’nun başına diktiği Argos’u Zeus’un emriyle öldürür.Dionyssos’u Hera’nın hışmından kurtarmak için kaçırır.

HESTİA

Kronos ve Rhei’nın kızı.Ocağı simgeleyen ateş tanrıçası.Soyut bir kavram olan kutsal ateşi simgeler.Poseidon ve Apollon ona talip olduğu halde hiç evlenmemiştir.Her tapınakta ve her evde sunağı vardır.

Roma Mitolojisinde,Yunandan daha çok önem kazanmıştır.Roma’da onun adına tapınak yapılmıştır . Buradaki rahibeler Vesta rahibeleri denmiştir.Bu rahibelerde Hestia/Vesta gibi bakiredir.

HADES

zeus yeryüzünün hakimiyetini kardeşleri arasında bölüştürürken yeraltıda Hades’e düştü.İnsanların ve tanrıların sevmedikleri,sert,zalim tanrı Hades,karıs Persephone ile birlikte,gölgeler halinde dolaşan ölülelere hükmeden yeraltı ülkesindeki saraylarında yaşarlar.Hades kelimesi görünmeyen anlamına gelir.Başındaki sihirli başlık onu görünmez kılar.Hades yalnız yeraltı ölüler ülkesinin tanrısının adı değil,aynı zaman da ölüler ülkesinin adı da olmuştur. Tanrı Hades ölüler ülkesinden ayrılmaz,diğer tanrıların katıldıkları şölenlere katılmaz.

Onunla ilgili tek efsane Persephone’yi kaçırmasıyla ilgili olandır.Hades çok sık tasvir edilen bir tanrı da değildir.Genellikle Persephone ya da atribüsü olan Kerberos adındaki üç başlı köpekle birlikte tasvir edilir.Uyku ve kardeşi ölüm de Hades’te yaşarlar.Zeus gibi tanrı Hades’te insanlara rüyaları gönderir.Düşler yeraltı dünyasından çıkarken iki kapıdan geçer.Boynuz kapıdan çıkanlar güzel,iyi rüyalar,fildişi kapıdan çıkanlar;kötü rüyalardır.Hades’in bir diğer adı da Pluton’dur.Zengin anlamına gelen bu sıfatla yer altındaki tüm hazinelerin Hades’in olduğu belirtilmek istenmiştir.Bereket boynuzu (cornucopia) başlıca atribüsüdür,ikinci olarak asası gösterilebilir fakat asa bir çok tanrıda vardır.Kutsal hayvanı Kerberos yani üç başlı cehennem köpeğidir.Yılanla da sahnelendiği görülebilir.Kutsal bitkileri Nar,haşhaş,nergis ve selvidir.Göreceli özellikleri;Olgun yaşta,genellikle sakallı,tahtta oturur.

POSEİDON

Zeus’un kardeşidir.Zeus ona denizlerin,deniz canlılarının ve tüm akarsuların hakimiyetini vermiştir.Poseidon’a yer altında yürüyen denir.Depremler yaratır ve karaları sarsar.Aynı zamanda atlarında tanrısıdır.Tunç nallı atların çektiği arabası ile hem denizin altından hem de üstünden gidebilir.Yunus balığının yanı sıra Poseidon’un elinde taşıdığı üç çatallı yaba onun simgesidir.(atribü).Bu yabayı fırlattığı zaman,denizde fırtınalar korkunç dalgalar meydana gelir.Görünüşü Zeus’a benzer,orta yaşlı ve sakallıdır.Poseidon,Zeus ve Athena ile devamlı mücadele halindedir.Özellikle Atina kentinin baş tanrısının belirlenmesi için mücadele vermişlerdir.Poseidon kente at,Athena da zeytin ağacı bağışlamıştır.Atinalıların Athena’nın bağışını seçmeleri üzerine kızan Poseidon yabasını yere vurmuş kentin de içinde bulunduğu yarım adanın tuzlu sular altında kalmasını sağlamıştır.

Poseidon,Nereidlerden (su perisi) Amphirite ile evlidir.Bu tanrı çiftinin Triton adındaki çocuklarının vücudunun üst yarısı insan,alt yarısı balık şeklindedir.Birleşme yerinde de bir çift at bacağı vardır.Daha sonraları bu tür deniz canavarlarının hepsine birden Triton denmiştir.Triton deniz kabuğundan (deniz minaresi) borusunu öttürerek,denize hükmeder.Tatlı ve güzel nağmelerle denizin azgın dalgalarının yumuşamasına neden olur. Poseidon’un başka sevgililerinden çocukları da olmuştur.Bunlardan biri de insan yiyen bir dev olan Polyphemos’tur.Odysseus arkadaşlarını yiyen devi sarhoş edip,tek gözünü kör etmiştir.Bu nedenle de Poseidon’un düşmanı olmuştur.

HERA

Baş tanrı Zeus’un karısı ve kız kardeşidir.Yunanlılara göre Zeus ile Hera’nın düğünleri yeryüzündeki bolluk ve verimliliğin simgesidir.Bu evliliğe Hieros Gamos (kutsal evlilik) adı verilir.Zeus ile Hera’nın evliliğinden Ares,Hebe ve Hephaistos doğmuştur.Zeus ile Olympos’a yerleşen tanrıça,Zeus’la saltanatını paylaşmıştır.Onun gibi hayata,dünya düzenine,fırtına ve yağmurlara,mevsimlerin değişmesine hükmetmiştir.Herşeyden önce kadınları gözetir,onların hayatını düzenler,analığı ve doğumu koruyan bir tanrıça olmuştur.Evliliğin kutsal düzenini bozan herkes özellikle de Zeus’un sevgilileri ve çocukları en büyük düşmanlarıdır.Simgeleri tavus kuşu,nar ve zambaktır.Hera daima dolgun vücutlu,gür saçlı güzel bir kadın olarak tasvir edilmiştir.Hera aynızamanda,geçimsiz,hırslı, kindan ve tutkulu bir kadındır.İşlerini çoğunlukla düzen kurarak yürütür.Argos, Hera’nın kutsal ilidir.En ünlü tapınağı Samos adasında bulunur.Üç güzeller yarışmasında birinciliği Aphrodite’ye kaptırması Paris ve Troya’ya karşı bitmez bir kin duymasına neden olmuştur ve Troya’nın yok edilmesini istemiştir.Savaş boyunca hep Akhaları tutmuş,savaş Troyalıların lehine döndüğünde İda Dağı’nda savaşı izleyen Zeus’un yanına gidip,onunla sevişip,oyalayarak diğer tanrılarla birlikte Akhalara yardım etmiştir.

Hera,Aphrodite’ten sonra en güzel tanrıça olduğu halde bunu hiç bir zaman kullanmamış,kendisine aşık olan erkekleri hep redetmiş ve Zeus’a sadık kalmıştır. Güzelliğini Zeus’a hep sunmuş,her yıl kanathos ırmağının kutsal sularında yıkanarak bekaretini geri almıştır.Hera için ev kutsaldır.Hera’ya sunulan adaklar içinde,sığır ve pişmiş topraktan ev modelleri en çok rastlanılanlardandır.Zeus’un eşi olduğu için gökyüzüyle ilgilidir.Urania ek adını da alır.Kutsal hayvanlarından ilki inek diğer tavsu kuşudur.Kutsal bitkisi nar ve zambaktır.Hera’nın tek efsanesi üç güzeller efsanesidir.Taktığı arkası açık başlığa Pyleon denir.Evlilikleri ve kadınları koruyucu görevi vardır.Zor anlarda (doğum gibi) onlara yardımcı olur.

DEMETER

Fırat ile ilgili tanrıları batı bitişiğinde kare sığ bir havuz içinde buğday başakları ve çiçeklerle taçlandırılmış, sol omuzu üzerinde bereket boynuzu olan Toprak ve ürün tanrısı olan Demeter büstünün olduğu mozaik yer alır. Burada mozaik ustası önce suyu Fırat Nehir tanrılarının olduğu havuzdan geçirip sonra bolluk ve bereket tanrıçası Demeter’in olduğu havuza ileterek Fırat’ın çevresine sundğu bolluk ve bereketi tasvir edip, ürün ve üretem denklemini kurmuştur. Ayrıca, Demeter büstü sırasıyla sekizgen kuşak, sekizgen dalga kuşağı, doksan derece döndürülerek iç içe geçirilen iki eşkenar dörtgen ve bu dörtgenlerin sekiz köşesi aralarında sekiz balta betimi bulunan bezeklerin merkezindedir. Sekiz sayısının geometrik bezeklerle verildiği bu kompozisyon köşeleri ışkın süren bitkisel bezekli kare içine yerleştirilen dairevi bir kuşakla çevrilir. Bu panodaki sekiz sayısı Demeter’in kızı Persophone ile ilişkili olmalıdır. Çünkü Zeus Persophone’nin yılın üçte ikisini (sekiz ay) yani çiçek açma ve meyve zamanını, annesi Demeter’in geri kalan üçte birini yani kışı da kocası Hades’in yanında geçirmesi kararlaştırmıştır. Demeter tapımında da (efsanesinde) Persephone’den ayrılmaz. Bu anne kıza “ilk tanrıça” da denir. Bu sebeplerle anne kız Belkıs/ Zeugma mozaiklerinde de birbirinden ayrılmamış olup, burada Persophone sekiz sayısı kuralına göre yerleştirilen geometrik bezeklerle temsil edilmiştir.

ATHENA

Zeus’un bilgelik ve akıl tanrıçası Metis’ten doğan kızıdır.Efsaneye göre Metis hamile kalınca,Gaia Zeus’u uyarmış ve Zeus’da Metis’i yutmuştur.Athena’da silahlarıyla birlikte Zeus’un başından çıkmıştır.Bu nedenle Zeus’un kişileşmiş aklı olarak da kabul edilir.Zeus’un kızları arasında en çok Athena’yı sevdiği bu nedenle kalkanını ve öldürücü şimşeğini yalnız onun taşımasına izin verdiği söylenir.Ancak İlyada’da Athena’nın sakin ve kendinden emin gücü,savaş tanrısı Ares’in gücünden üstün tutulur.Athena doğru haklı savaşın tanrıçasıdır.Onun için Pallas ve Minerva sıfatları sıkça kullanılmıştır.Yunanca Pallo kargı sallamak,kökünden gelebileceği gibi bakire anlamına gelen bir kelimeyle de bağlantılı olabilir.Athena bilgelik tanrıçası olarak Pronoia (temkinli,ihtiyatlı) sıfatına sahipti.Bu sıfatla tasvir edildiğinde simgesi baykuştur.

Athene tasvirlerinde genellikle baştan aşağı silahlıdır.Başında miğfer,sol elinde medusa başına sahip kalkan,göğsünde yine medusa başlı zırh bulunur.Klasik dönem sanatçılarının en fazla dikkatini çeken tanrıçalardan biridir.Özellikle Phidias’a atfedilen çok sayıda kabartma ve heykelinin olduğu bilinir.Athena heykellerinde ise sol elinde bir mızrak vardır.Ülkeyi saldırılardan koruyan bir tanrıçadır.Koruduğu kahramanlara savaşın hilelerini, siyasal beceriyi,doğru düşünüş ve görüşü öğretir.Güzel sanatları ve bilgeliği korur,kentlerin yaşamasını sağlar.Herşeyden önce de bir sanat kenti olan Atena’nın kurucusudur.Atina Akropolis’i onun tapımına ayrılmıştır.Başka kentlerde Athena’yı koruyucu tanrıça olarak benimsemişlerdir.Bunlar arasında Troya’da bulunur.

Yunan Tanrıçaları arasında iyi vasıfları çoğunlukta olan bir tanrıçadır Athena.Onun Hera’ya benzer düzenbaz ve kindar bir yönü vardır.Kendisine rakip olarak gördüğü Aphrodite ve Ares’e karşı çok acımasızdır.İlyada’da Zeus’un oynadığı rolü Odyssea’da Athena oynar.Odyssseus’a acır,bu yiğit adamın çabalarının boşa gitmesini önler,ona yardım eder.Ölümlü bir kadın olan Medusa güzellikte Athena ile boy ölçüşmeye kalkışınca Athena Perseus’a emrederek kafasını kestirmiş.Kalkanın üzerine takmıştır.Diğer bir olayı ise dokumacılıkta kendisiyle boy ölçüşmeye kalkan Arakhne’yi örümceğe çevirerek sonsuza kadar lüzumsuz dokumalar ve örgüler yapmaya mahkum etmiştir.

DİONYSOS

Dionysus veya Dionysos (Eski Yunanca: Διώνυσος or Διόνυσος; hem Roma ve Yunan mitolojisinde Bacchus olarak da bilinir) Bazı mitolojik eserlerde ve ozellikle tragedyalarda Bromios, Euhios, Dithyrambos, İakkhos, İobakkhos olarak da adlandırılır. Çallı şarap tanrısı. Şarabın sadece sarhoş ediciliğini değil, sosyal ve faydalı etkilerini de temsil eder. Medeniyetin destekçisi ve barış aşığıdır.

On iki Olympos tanrısından biri olan Dionysos Zeus ile Semele’nin oğludur. Doğuş efsanesi şöyle anlatılmaktadır. Zeus Semele’ye aşık olur ama karısı Hera onu kıskanır. Hera yaşlı bir kadın kılığına girer ve Semele’ye Zeus’un ona güçlerini göstermesini söylemesini söyler. Zeus gücünü gösterirken Semele yanar ve karnındaki yedi aylık bebeğini düşürür. Zeus bebeği kurtarır ve baldırında saklar. Daha sonra Tanrı Dionysos Zeus’un baldırından doğar

Çal yöresinde yaşamıştır .Hellen pantheon’una aykırı dusen bir tanrıdır.Butun efsaneleri bir tek motif ustune kuruludur: tepki ve direnç.

Sembolü olan asma ağacı gibi ölüp yeniden doğar, haz ve acı arasında iki uçta gider gelir.Bu yüzden psikiyatride manik depresif duygu durumunu temsil eder.

Genel olarak Zeus ve Semele’nin oğlu olarak geçse de farklı biçimlerde Zeus ile Persephone’nin oğlu olarak da geçmiştir.

Dionysos kültünün,hristiyanlık dinini de doğrudan etkilediği iddia edilmektedir.

ARES

Ares, mitolojide Zeus ve Hera’nın oğludur. Savaş tanrısıdır. Roma mitolojisinde adı Mars’tır. Akbaba ve köpek kutsal hayvanlarıdır.

Yardımcıları: Deimos , Phobos (Korku Tanrısı), Enyalios (Dövüş Tanrısı), Eros (Aşk Tanrısi) ve Harmonia (Birlik Beraberlik Tanrısı)

Ares, Athenanın aksine savaşları akıl ve mantık yoluyla değil,kaba kuvvet ve güçlü askerlerle kazanılabileceğini savunur. Homeros’a göre, son derece katı yürekli, kinci bir tanrıdır. Arkadaşları olan Deimos ‘korku’, Enyo ‘Felaket’; Phobos ‘Dehşet’; Eris ‘Kavga’ ve ölüm Tanrıları Kerler ile Ares’in yanından hiç ayrılmazdı. Yunanlılar Ares’i pek sevmezler ve bu nedenle onun tapınağına rastlamak imkansızdır. Romalılara göre ise Mars üstün, soylu bir görünüşü olan hiç yenilmeyen bir Tanrıydı. Kuşlardan akbaba, hayvanlardan köpek Ares’e aittir. Ares mitolojide tanındığı gibi savaş tanrısıdır asla yenilgi ve af bilmeyen bu tanrı yunan mitolijisine göre eski adı Symrna olan İzmir’de yaşayan halk tarafından fazla sevilmemiştir. Çünkü geldiği her yere ölüm ve zulüm getirmektedir. Herşeye rağmen güç ve hakimiyeti simgeler… Yunan mitolojisinde, Athena ile yaptığı kavgalarından ve Afrodit ile olan kaçamakları ile ünlüdür. Troya Savaşında Hera’ya söz vermiş olmasına rağmen, Troyalıların tarafında savaşmıştır.

Ares asıl ilgiyi İtalyanlarda Mars adı altında Roma da gördü.Romalılar onu babaları sayıp onu ikinci eril ilah saydılar.

HEPHAİSTOS

Yunan mitolojisinde, Zeus ve Hera’nın oğlu ve Aphrodite ve Kharis’in eşidir. Ateş ve volkanların tanrısı idi. Tanrılar ve kahramanlar için demircilik, zanaat ile uğraşarak silah ve zırh üretirdi. Latince Vulcan da denir.

Hephaistos, zanaatkarlar tarafından Athena ile birlikte mesleklerin piri ve koruyucusu olarak kabul edilen bir ateş tanrısıdır. Tarımı, uygarlığı ve şehir hayatını korur. Anadolu kökenli tanrılardan biri olan Hephaistos, özellikle sönmüş bir yanardağ olarak saygı görmüş, sonraları yanardağların içinde çalıştığına inanılmaya başlamıştır.

Zeus’la Hera’nın oğlu olarak bilinmesine rağmen, Zeus’un Athena’yı başından doğurmasına karşılık Hera’nın da Hephaistos’u tek başına doğurduğu da söylenmektedir.

Hephaistos, tanrılar arasında en çirkinidir. İki ayağı da topaldır. Homeros’un İlyadası’nda bunun sebebi iki şekilde açıklanır. Birinciye göre babası Zeus, Hera ile kavga ederken Hephaistos annesinin tarafını tutmuş, buna kızan Zeus oğlunu Lemnos(Limni) adasına fırlatmış ve Hephaistos bu yüzden sakat kalmıştır. İkinci efsaneye göre Hephaistos sakat doğmuş, bu durumdan utanan annesi onu Olympos’tan aşağı fırlatmış ve Hephaistos’u nereidler ve Thetis büyütmüştür. Hephaistos’la Hera hiçbir zaman birbirlerini sevmemişlerdir.

Tanrıların arasında en çirkin olan olmasına rağmen, hem onlar hem de insanlar arasında en sevilen tanrıdır. Olympos’taki görkemli saraylar onun elinden çıkmıştır .Tanrılar ve kahramanlar için en güzel silahları yapmıştır. Zeus’un emriyle insanları cezalandırmak için gönderilen ilk kadın Pandora onun eseridir .Hephaistos, İlyada’da Kharis (Zerafet, neşe ve sevinci temsil eden tanrıçalardan biri) ile evlidir, Odysseia’da ise Aphrodite ile evlidir.


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 09.11.2008 tarihinde HeaT tarafından, Felsefe - Arkeoloji - Mitoloji ve Efsaneler bölümünde paylaşılmıştır ve 1450 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 0 adet mesaj daha bulunmaktadır.

Olympos Tanrıları orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki MakaleKekemelelik - Akıcı Konuşma Bozukluğu Nedir? | Kekemeliğe Neden Olan Sebepler - Kekemelik Tedavisi Sonraki MakaleKarakol Cemiyeti | Mütareke Dönemi Osmanlı İstihbarat Örgütü

Bu Makaleyle İlgili Fikirlerinizi ve Görüşlerinizi Diğer Ziyaretçilerle Paylaşabilirsiniz