Bilgi Bankamız 62 Kategoride, 9052 Makale ve Konu Anlatımı içermektedir. Son Güncelleme: 27.01.2020 06:06

Hukuk Sözlüğü (Hukuk Terimleri Sözlüğü) | A – Abes: Akla ve gerçeğe aykırı; gereksiz; yersiz; boş şey; saçma; anlamsız


İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 01.10.2009 tarihinde Sema tarafından, Felsefe - Sosyoloji - Hukuk Konu Anlatımları bölümünde paylaşılmıştır ve 1025 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları


Abes: Akla ve gerçeğe aykırı; gereksiz; yersiz; boş şey; saçma; anlamsız


Abesle iştigal etmek: Boş şeylerle uğraşmak

Abideler ve asar-ı atika: anıt ve abideler

Abluka: Bir devletin dışarı ile olan ilişkilerini zor kullanarak kesmek


Acar: Atılgan; gözü pek; yiğit; kabadayı; yılmaz; kabına sığmaz; güçlü; becerikli

Acele itiraz: Verilen kararın tefhim yada tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde ( genellikle bir hafta ) yapılması gereken, kanunda açıkça sayılan itiraz türüdür. itiraz üzerine kararı veren makam değil itiraz mercii bir karar verir.

Acenta: Ticari mümessil ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölge içinde daimi bir suretle ticari bir işletmeyi ilgilendiren akidlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı mesle

Açık artırma: Bir malın, teklif veren kişiler arasında en yüksek bedeli öneren kimseye satılmasını sağlayan satış biçimi

Açık çek: Üzerine para miktarı yazılmamış çek, mecazi: sonsuz güven

Acir: Kiraya veren kimse

Aciz: Birinin borcunu vaktinde ödeyememesi durumu


Âciz: Gücü bir işe yetmez olan; güçsüz; beceriksiz; kabiliyetsiz; zayıf

Aciz vesikası: Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine verilen vesika (İİK 143)

Ada: Çevresi yollarla sınırlandırılmış bulunan, çeşitli parselleri kapsayan arsa parçası

Adab: Âdab; Töre; edepler; terbiyeler; utanmalar; yol yordam; yol yöntem

Adad: Adâd; Adetler; sayılar; adem yokluk; hiçlik; ölüm
Adalet:haklılık; hakka uygunluk

Adalet divanı: Devletler arasındaki birtakım hukuk anlaşmazlıklarına bakan ve merkezi La Haye’de bulunan uluslararası mahkeme

Adalet örgütü: Adliye teşkilatı.

Adalet sarayı: Mahkemelerin bulunduğu büyük yapı

Adem: Yokluk; hiçlik; ölüm ,

Adem-i ifa: Adem-i ifâ – Yapmamak; bir görevi yerine getirmemek; bir borcu zamanında ödememek

Adem-i iştirak: katılmamak

Adem-i selahiyet: yetkisizlik

Adem-i: vüsuk gercek olmamak

Ademimerkeziyet: Yerinden yönetim

Adi kira: Kiraya verenin, belli bir ücret karşılığında bir şeyin kullanılmasını kiracıya bıraktığı sözleşme

Adi şirket: İki veya daha çok kimsenin, ortak bir amaca ulaşmak için emeklerini ve mallarını birleştirmeyi kabul ettikleri sözleşme ile kurulan ortaklık

Adi suçlu: Basit suçları işleyen kimse

Adli: Adaletle ilgili

Adli kaza: Adlî kaza – Cezai, hukuki, ticari, nizalı, nizasız yargı

Adli müzaharet: Adli yardım

Adli sicil: Bir kimsenin mahkumiyetinin olup olmadığının anlaşılması için konulmuş olan kayıt yöntemi.

Adli tatil: Her yıl 1 Ağustos ile 5 Eylül tarihleri arasında, kanunda yazılı durumların dışında, hiçbir adli işlemin yapılmadığı süre

Adli tıp: Tıbbın adalete yardım eden kolu

Adli zabıta: Bir suç sonrası sanığı ve suç delillerini adli yetkililere sunan kolluk kuvveti

Afaki: Afakî – Belli bir konu üzerinde olmayan (konuşma); dereden tepeden söz; objektif; nesnel; yabancı

Afet: Doğanın sebep olduğu yıkım; kıran; çok kötü; büyük felaket; belâ; çok güzel insan

Ağır ceza: Beş yıldan yukarı olan hapis cezaları

Ağır hapis cezası: Yirmi yıl ve üstü veya ömür boyu hapis cezası

Ağır kusur: dikkatsizlikten ve özensizlikten dolayı işlenen büyük hata

Ağlep: Kuvvetli; büyük

Ahar: Başkası; yabancı; üçüncü kişi

Ahde vefa: Söze bağlılık, sözleşmeye bağlılık

Ahir: Âhir – Son; sondaki; en son; en sondaki

Ahiren: Âhiren – Sonradan

Ahit: Söz verme

Ahkam: Hükümler

Ahkamı huzuriyye: hakim önünde yargılanmayla ilgili yöntem hükümleri

Ahkamı mahsusa: özel hükümler

Ahkamı müteferia: ahkâmı müteferia – ayrıntılı hükümler

Ahkamı mütehalife : ahkâmı mütehalife – aykırı değişik hükümler

Ahval: ahvâl – durumlar; haller; vaziyetler

Ahz : almak

Aidiyet : âidiyet – ait olma durumu; ilişkinlik

Aile hukuku : Aile ilişkilerini düzeneleyen hukuk kurallarıdır

Aile hukuku : Aileyi oluşturan kişilerin karşılıklı hak ve görevlerini düzenleyen hukuk dalı

Aile şirketi : bir ailenin bireylerinden oluşan ortaklık

Aile yurdu: bir kimsenin, ailenin gereksiniminden büyük olmamak ve bizzat kendisinin veya ailesinin işletmesi ya da oturması koşuluyla, aile bireylerinin geçimi ve oturmasını sağlamak amacıyla ayırdığı taşınmaz ve ekleri

Akar: taşınmaz mal; kiraya verilen ve gelir sağlayan şeyler

Akaratı mevkufe: akarâtı mevkufe – vakfedilmiş, gelir getiren mallar

Akdetmek: sözleşmek; kararlaştırmak; düzenlemek; bağlamak

Akd-i mebhusünanh: sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme

Akd-i mezbur: sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme

Akd-i muvazaa: karşılıklı ödün verilerek yapılan akit, anlaşma, sözleşme

Akd-i sahih: geçerli, doğru, kusursuz akit, anlaşma, sözleşme

Akideyn: âkideyn – her akitte akdi yapan iki taraf

Akidin: âkidîn – sözleşenler; sözleşme yapanlar

Akit: âkit – bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri; sözleşme veya mukavele yapan

Akit vaadi: ön sözleşme

Alahilaf’ül-kanun: alâhilâf’ül-kanun – kanun hilafına; yasaya aykırı olarak

Alakadar: alâkadar – ilgili; ilişkili

Alat : alât – aletler; araçlar

Aledderecat : sırasıyla; derecesine göre

Alelhesap: hesaplaşmak üzere; hesaba sayarak; sayışılmak üzere; doğan kârdan bir bölümünün ileride tamamı üzerinde hesaplaşılmak üzere önceden ödenmesi

Ale-l-ıtlak: genel olarak; rasgele; bir sınır ile bağlı olmayarak

Ale-l-umum: ale-l-umûm – genel olarak; umumi bir biçimde; bütün

Alelusul: usulüne uygun; üstün körü

Aleniyet: açıklık; kamuya açık olunması

Alettakrib: takriben; yaklaşık olarak

âm ve şamil: genel; herkese ait; geniş kapsamlı

Amade : bir işi yapmaya hazır; hazırlanmış

Amel: iş; edim; fiil

Amele :işçi; emekçi, ırgat

Ameli: amelî – işe dayanan; iş üstünde; tatbikî; pratik; uygulamalı

Amenajman: doğal kaynakların işletilmesi, Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi

Amil: âmil – yapan; etken; etmen; sebep; faktör

Amir: âmir – emreden; buyuran; bir memurun vazife bakımından büyüğü; bir fiili yapmaya veya yapmamaya zorlayan, buna gücü yeten

Amm: âmm – genel; umumi; herkese ait

Amma: ammâ – ama; fakat; lakin; ancak; şu kadar; öyle ki

Amme: kamu

Amme hükmi şahsiyeti: âmme hükmî şahsiyeti – kamu tüzel kişiliği

Amme intizamı: kamu düzeni

Anagayrimenkul: Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın bütünü

Anayapı: Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın esas yapı kısmı

Anayasa: Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi

Angaje: sözle veya yazılı olarak bağlanan; bağımlı

Ani edim: Bir anda yapılan belli davranış ya da davranışlarla yerine getirilen edim

Anif’ül-beyan: ânif’ül-beyan – az önce beyan olunan, bildirilen

Anmuhakemetin: muhakeme yaparak; yargılama yoluyla

Antrepo: gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer; ardiye; ambar

Ara: âra – reyler; oylar

Ara kararı: Bir davanın bakılmasını kolaylaştırmak için yargıdan önce önlem niteliğinde verilen karar, duruşma kararı

Arama: Saklanan sanığın ve suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılan araştırma işlemi

Arama izni: Yasa dışı ilişkilerle ilgili olarak delil toplamak, zanlı veya suçlu kişileri yakalamak için mahkemece güvenlik güçlerine verilen resmi izin

Arama kararı: Arama yapılabilmesi için hakim tarafından verilmiş karar

Arazi mahlule: mutasarrıfın mirasçı bırakmadan ölümü ile mahlûl olan arazi-i emiriyye

Arazi-i emiriyye: rakabesi beytülmâle ait olarak devlet tarafından kişilere dağıtılan yerler, topraklar; beylik arazi

Arazi-i haraciyye: haraca bağlı arazi

Arâzi-i memlûke: mülk; timar toprağı; mülkiyet yolu ile tasarruf olunan yerler

Arazi-i metruke: halkın gereksinimi ve kullanımı için terk edilen arazi

Arazi-i mevat : hiç kimsenin tasarrufu altında olmayan ve halka terk ve tahsis edilmemiş bulunan,yüksek sesli bir kimsenin sesi işitilmeyecek derecede köy ve kasabalar gibi yerlerden uzak bulunan kıraç, taşlık gibi yerler

Arazi-i mevkufe: geliri belirli bir konuya tahsis olunan yer; vakıf olunmuş arazi

Arazi-i miriye : devlete ait arazi

Arâzi-i öşriye: ürününden onda bir Devlet payı alınan ve üzerinde her türlü mülkiyet tasarrufları bulunan arazi

âri : …sız; boş; çıplak; soyut; arınmış; yüksüz

Ariyet : ödünç; eğreti; ödünç sözleşmesi

Arîz ve amîk : genişlik ve derinliğine; enine boyuna; uzun uzadıya

Arsa: Belediye sınırları içinde, belediye tarafından parsellenerek üzerine inşaat yapmak için ayrılan arazi parçası

Arsa payı: Kat mülkiyetinde arsanın, kanunda belirtilen esasa göre bağımsız bölümlere ayrılan ortak mülkiyet payı

Arz: sunma; gösterme; bildirme; önüne koyma; anlatma (bir büyüğe)

Arzuhal: Dilekçe , istidal

Asaleten atanma: Sürekli görev yapmak üzere bir göreve atanma

Asgari: Asgarî – en az; en aşağı; en azından; en düşük; en küçük

Ashab-ı intikal: Verasetin geçişinde hak sahipleri

Aşikar: Vşikâr – belli; açık; apaçık; meydanda olan

Asri: asrî – zamana uygun; çağdaş; modern

Ateh: Bunama; bunaklık

Ati : âtî – gelecek; gelen (kişi veya şey); gelecek zaman; istikbal

Atıf : Yollama; yöneltme; yükleme; bağlama; eğme; meylettirme; ilişkili bulma

Avans : Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme; öndelik

Avarız: Avârız – kazalar; belalar; borçlanma ve hak kazanma yeterliliğini kısan veya yok eden haller

Avdet: dönüş; geri gelme; dönme

Avukat: Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse

Ayn: Para dışında, kazanılabilen bütün servet öğeleri

Ayni: Aynî – mala ilişkin; eşyaya bağlı; malın mülkiyeti ile ilgili; herkese karşı ileri sürülebilen

Ayni haklar: Üzerinde doğrudan doğruya mutlak egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar

Aza : âzâ – uzuvlar; üyeler; organlar

Azade : âzâde – serbest; hür; özgür

Azami : en çok; en büyük; en yüksek

Azil : Verilen temsil yetkisinin ortadan kaldırılması

Azimet: Gidiş; yola çıkma


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 01.10.2009 tarihinde Sema tarafından, Felsefe - Sosyoloji - Hukuk Konu Anlatımları bölümünde paylaşılmıştır ve 1025 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 12 adet mesaj daha bulunmaktadır.

Hukuk Sözlüğü (Hukuk Terimleri Sözlüğü) | A - Abes: Akla ve gerçeğe aykırı; gereksiz; yersiz; boş şey; saçma; anlamsız orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki MakaleAy Tutulması Nedir? | Ay Tutulması Nasıl Oluşur? 28 Ağustos 2007 Ay Tutulması'nın Hareketli Görüntüsü Sonraki Makale[İlk Yardım] Tansiyon Yükselmesi Durumunda Yapılması Gereken Tıbbi Müdahaleler

Bu Makaleyle İlgili Fikirlerinizi ve Görüşlerinizi Diğer Ziyaretçilerle Paylaşabilirsiniz