Bilgi Bankamız 62 Kategoride, 9052 Makale ve Konu Anlatımı içermektedir. Son Güncelleme: 27.01.2020 06:06

El Yazmaları | Kandilli Rasathane’sindeki El Yazmaları Koleksiyonu – İslam Dünyasının Astronomi Matemetik Ve Coğrafya’ya Işık Tutan El Yazmaları..


İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 22.04.2008 tarihinde Esesli tarafından, Dinimiz İslam | İslam Büyükleri bölümünde paylaşılmıştır ve 1691 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları


El Yazmaları | Kandilli Rasathane’sindeki El Yazmaları Koleksiyonu

Kandilli Rasathanesi arşivlerindeki el yazmaları koleksiyonu, İslâm dünyasının astronomi, matematik ve coğrafya tarihine ışık tutuyor.


İnsanlık eski çağlardan beri gökyüzünü izlemekten hep hoşlanmış, bu merak dolu gözlemlerinden yola çıkarak takvimler oluşturmuş, denizciler için yol haritaları yapmış, mevsimlere göre yaşamsal geleneklerini belirlemiş. Hatta tarih boyunca gök cisimlerinin konumları ile şansları, kaderleri arasında bağlantılar kurmaya çalışmıştır. İslâmiyet ile birlikte kabul edilen Hicri-Kameri takvimde tüm kutsal günler ve ibadet vakitleri Ay ve Güneş’in gökyüzündeki konumuna göre tarif edilir. İslâm ülkeleri ve Osmanlı’da astronomi, astroloji ve matematik iç içe geçmiş, din ve bilim adamlarının ilgi alanına girmiş, işlevsel aletler geliştirilmiş, yeni rasat yöntemleri ve hesaplama metotları denenmiş.


İSLÂM DÜNYASINDA ASTRONOMİ

İslâm astronomi tarihinin birçok kaynakta 800’lü yıllarda başladığı ve Sanskritçe’den tercüme edilen Sindhanta ile Yunanca’dan tercüme edilen Pitolemeos’un el-Mecastî’sıne dayandığı ifade ediliyor. Uzun süreli İslâm rasathanelerinin esas amacı takvim hazırlamak için gerekli zic’lerin (zic: astronomik cetvel) yapılması ve eski cetvellerin düzeltilmesiydi.

Abbasilerde Memun zamanında (813-833) rasathanelerin kurulmasıyla gözlemler yapılmaya başlanmış, astronomi sahasında orijinal eserler ortaya konmuştu. Gözlem yapan âlimler arasında cebir ilminin kurucusu el-Harezmî (ölm. 850 civarı) ile Habeş el-Hâsib (ölm 840 civarı) de vardı. Bûveyhilerde, Fâtımîler’de, Selçuklular’da, Endülüs Emevileri’nde, İlhanlılar ve Timurlular dönemlerinde çeşitli rasathaneler kurulup gözlemler yapılmış, astronomi ilmi devamlı gelişerek yeni kitaplar yazılmıştı. Bu çalışmalarda Ay ve Güneş rasatları, astronomi ve Kıble tayini için önemli olan şehirlerin enlem ve boylamlarının tespiti gök cisimlerinin konumuna göre yapılıyordu. Daha sonra kurulan İbn-i Sina Rasathanesi’nde hassas aletlerle gezegen rasatlarının da gerçekleştirildiği biliniyor.

1420-21 yılları arasında Uluğ Bey tarafından kurulan Semerkant Rasathanesi’nin İslâm rasathaneleri arasında özel bir yeri vardı. Uluğ Bey’in yönetiminde Gıyâseddin, Kadızade Rumi ve Ali Kuşçu gibi devrin ünlü bilim adamları bu rasathanede çalışıyordu. Burada özellikle meridyen aletiyle uzun süreli rasatlar yapılmıştı.

İLK RASATHANE VE SONRASI

Osmanlı dünyasında kurulan ilk rasathane Takiyeddin’in kurduğu İstanbul Rasathanesi’ydi. Sultan III. Murad’tan alınan irade ile kurulan rasathane, devrin şeyhülislâmının rasadın getireceği uğursuzluklardan bahsetmesi üzerine yine padişah emriyle yıktırıldı. 1868 yılında İstiklal Caddesi’nde bir apartmanda çalışmaya başlayan ikinci rasathane, Rasathane-i Amire de ilk kurulan rasathanenin akıbetine uğrayarak 31 Mart 1909 ayaklanmasında tahrip edildi.


Ayaklanma sonrası yeni kurulan hükümet Fatin Gökmen’i Rasathane-i Amire müdürü olarak tayin etti ve rasathane yeri bulmakla görevlendirdi. Gökmen (1878-1955) bugün rasathanenin bulunduğu İcadiye Tepesi’ne yerleşmeye karar verdi. Rasat çalışmaları burada 1911 yılında başladı. Muvakkithane ve müneccimbaşılık kurumlarının kaldırılmasıyla 1926 yılından itibaren Hicri takvimin hesaplanması görevi de rasathaneye verildi. 1982 yılında Boğaziçi Üniversitesi’ne bağlanan kurum, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü adını aldı. Rasathane müdürü Gökmen görevi boyunca astronomi, matematik ve coğrafya tarihine ait belgeleri, gerek orijinal gerekse çeviri olarak yazılmış veya zamanın müneccimbaşıları tarafından hazırlanmış el yazmalarını kendi çabalarıyla biriktirdi ve zamanla ortaya değerli bir koleksiyon çıktı.

EL YAZMALARINDAN GÖKCİSİMLERİNE

El yazmaları içindeki Osmanlı Devleti takvimlerinin en eskisi 1444 yılına ait. Bu takvimler her yıl Nevruz’dan itibaren yılın takvimi (takvim-i sal) ve ahkâm takvimi (ahkâm-ı sal) olmak üzere iki kısım halinde hazırlanıyordu. Başlangıçta takvimleri saray dışından bazı müneccimlerin yaptığı ve saraya sunduğu anlaşılıyor. 16. yüzyıl sonlarından itibaren Osmanlı devlet sisteminin resmi görevlisi olan müneccimbaşılar tarafından hazırlanarak, başta sultan ve sadrazam olmak üzere devlet ricaline sunulmaya başlamış. Genellikle iki bölümden oluşan takvimlerin ilk kısmında tarihi ve astrolojik bilgiler yer alıyor. İlk takvimlerde Adem’den itibaren peygamberlere, halifelere, Selçuklular’a, Karamanoğulları’na, Osmanlılar’a ait kronolojik liste ve tarihi bilgiler ile astronomik ve astrolojik hesaplar bulunuyor. Ardından yılın ay ve günlerine ilişkin alâmetler; yıldızların, Ay’ın, Güneş’in ve mevsimlerin ahkâmından, rüya tabirlerinden, mevsimlere uygun yiyecek ve içeceklerden söz ediliyor. İkinci bölümdeyse, genellikle ondört sayfalık cetveller halinde hazırlanan takvimin esas zaman belirten kısmı yer alıyor.

RASATHANE’DEKİ KOLEKSİYON

Bu çalışmalardan günümüze kalan en önemli rasat koleksiyonuysa bugün Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü arşivlerinde bulunuyor. İslâm dünyasına ait bu önemli koleksiyonun gün ışığına çıkarılması için başlatılan çalışmalar geçtiğimiz günlerde güzel bir sonuç ortaya çıkardı. Kandilli Rasathanesi’nin ya da ilk adıyla Rasathane-i Amire’nin kurucusu Mehmed Fatin Gökmen tarafından toplanmaya başlanan ve Türkiye’de astronomi-astroloji konusunda ilk ve tek olan koleksiyonda yer alan takvimler, astronomi yıllıkları, müneccimbaşıların hazırladığı ahkâm takvimleri bir katalog ile bilim tarihi araştırmacılarının dikkatine sunuldu. 828 ciltte 1340 eserden meydana gelen el yazmaları koleksiyonunun Arapça, Farsça ve Osmanlıca orijinalleri Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü kurucu başkanı Prof. Dr. Günay Kut öncülüğünde tek tek taranarak düzenlendi. Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi tarafından Elginkan Vakfı’nın desteğiyle yayımlanan ‘Kandilli Rasathanesi El Yazmaları’ adlı katalog ortaya çıktı. Türkiye’nin tek astronomi koleksiyonunu içeren çalışma, en eski Osmanlı takviminden ahkâmlara (gökcisimlerinin konumuna bakarak gelecekle ilgili tahminde bulunma) veya talih zayiçeleri (bir kişinin yıldız dairesi) pek çok el yazması örneğini içeriyor. Yazma eserler koleksiyonu tek veya nadir olan bazı örnekleri, çok eski tarihli nüshalara sahip olmasıyla dünyadaki ender koleksiyonlardan biri olarak kabul ediliyor.


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 22.04.2008 tarihinde Esesli tarafından, Dinimiz İslam | İslam Büyükleri bölümünde paylaşılmıştır ve 1691 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 1 adet mesaj daha bulunmaktadır.

El Yazmaları | Kandilli Rasathane\'sindeki El Yazmaları Koleksiyonu - İslam Dünyasının Astronomi Matemetik Ve Coğrafya\'ya Işık Tutan El Yazmaları orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki MakaleSizinki Tatlı Can Da | Namdar Rahmi Karatay Sonraki MakaleTaş Mescid - Cemaleddin Ferruh Darülhadis’i | Çankırı'da Selçuklu Dönemi'nden Kalma En Önemli Yapıdır

Bu Makaleyle İlgili Fikirlerinizi ve Görüşlerinizi Diğer Ziyaretçilerle Paylaşabilirsiniz