Bilgi Bankamız 62 Kategoride, 9052 Makale ve Konu Anlatımı içermektedir. Son Güncelleme: 27.01.2020 06:06

Deyimler Sözlüğü | [ G ] Gözü kara (veya pek): Cesur,atak,korkusuz


İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 13.01.2008 tarihinde Sema tarafından, Deyimler Sözlüğü - Güzel Deyimlerimiz bölümünde paylaşılmıştır ve 8487 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları


AÇIKLAMALI DEYİMLER SÖZLÜĞÜ

Gafil avlanmak: Hiç beklenmedik bir sırada yakalanmak, habersiz ve hazırlıksız olduğu sırada zor duruma düşürülmek.


Gâvur inadı: Yok edilemeyen, önüne geçilemeyen, yumuşatılamayan inat.

Gece kuşu: Geceleri gezip dolaşan, bunu huy edinen kimse.

Gece kuşu: Geceleri gezip dolaşan, bunu huy edinen kimse.


Geceyi gündüze katmak: Ara vermeden, devamlı çalışmak; büyük çaba göstermek.

Geçer akçe: Herkesçe aranılan, beğenilen, değerli (şey).

Geçimini sağlamak: Yaşamak için gerekli olanı elde etmek.

Geçti Bor`un pazarı (sür eşeğini Niğde`ye): “İş işten geçti artık, fırsatı kaçırdın” anlamında kullanılır.

Gel gelelim: “Fakat, ama, ancak” ve “Ne çare ki..” anlamlarında kullanılır.

Gel keyfim gel: Bir durumdan duyulan memnunluk, işlerin yolunda gitmesi anlatılır

Gel zaman git zaman: Aradan epeyce bir zaman geçtikten sonra.


Gemi azıya almak: 1. Söz dinlemez olmak. 2. At, gemi azıları arasına alıp etkisiz bırakarak süvarisinin yönetiminden çıkmak ve kendi istediğince koşmak.

Geniş gönüllü: Heyecan ve telâş göstermeyen, merak etmeyen, olayları hoş karşılayan.

Geri çekilmek: 1. Kaçmak, bulunduğu yerden arka arkaya doğru gitmek. 2. Karıştığı bir işi sürdürmekten ya da sürdürenler arasında bulunmaktan vazgeçmek.

Geri çevirmek: 1. İade etmek, geldiği yere göndermek, kabul etmemek.

Geri çevirmek: 1. İade etmek, geldiği yere göndermek, kabul etmemek.

Geri durmamak: Bir işe girmekten kaçınmamak, o işe girişmek.

Geri hizmet: 1. Ordunun çeşitli gereksinimleri ile ilgili işlerin tümü. 2. Etkinliği ikinci dereceden sayılan, kolay görev.

Gık dememek: Hiç sesini çıkarmamak, yakınmamak, karşı çıkmamak.

Gırtlağına kadar borca girmek: Pek çok, ödenmesi zor olacak şekilde borçlanmak.

Gırtlak gırtlağa gelmek: Kıyasıya dövüşmek ya da dövecek hâle gelmek.

Göbeği çatlamak: Birçok güçlükleri yenmek için çok uğraşmak, pek çok çaba sarf etmek.

Göğüs geçirmek: Üzüntülü bir şekilde soluk almak, içini çekmek.

Göklere çıkarmak: Aşırı ölçüde övmek.

Gökten zembille mi indi?: “Ona niçin ayrıcalık gösteriliyor?”

Gölge etmek: 1. Işığa engel olmak. 2. Bir işin yapılmasına engel olmaya çalışmak.

Gönlü bol: Yeterli imkânlardan mahrum olmasına rağmen eli açık davranan, cömert

Gönül kırmak (yıkmak): Birini çok üzecek, gücendirecek davranışta bulunmak. Gönülden geçirmek: Bir şeyi yapmayı düşünmek, olmasını istemek, o şeyi düşünür olmak.

Gönlünden kopmak: Birine iyilik yapma ya da bir şeyi verme isteği, içinde aniden doğuvermek.

Gönlü tok: Fazla para ve mal istemeyen, zorunlu ihtiyacı kadarı ile yetinen, imkânları az da olsa bunu hissettirmeyen, bu durumda dahi cömert olan.

Gönül almak: 1. Sevindirmek, hoşnut ettirmek. 2. Kırılan, gücenen bir kimseyi güzel söz ve davranışlarla yeniden hoşnut etmek.

Gönül kırmak (yıkmak): Birini çok üzecek, gücendirecek davranışta bulunmak.

Gönül kırmak (yıkmak): Birini çok üzecek, gücendirecek davranışta bulunmak.

Gönül okşamak: Birini hoş bir davranış ve sözle sevindirmek.

Görüş açısı: Bir soruna yaklaşma, onu ele alma biçimi.

Göz açamamak: İşlerinin yoğun oluşu sebebiyle başka bir şeyle ilgilenme imkânı bulamamak.

Göz açıp kapayıncaya kadar: Çok çabuk, kısa bir zamanda.

Göz açtırmamak: Baskı altında bulundurarak başka bir şeyle uğraşmasına fırsat vermemek

Göz alıcı: Alımlı; şekli, rengi ve güzelliği ile dikkat çekici.

Gözdağı vermek: Korkutmak, tehdit etmek, istediğini yaptırmak için yıldırmak

Gözden düşmek: Kendisine daha önce duyulan sevgi ve ilgiyi kaybetmek

Gözden geçirmek: 1. Okumak. 2. Durumu incelemek. 3. Niteliğini anlamak için bir şeyin her yanına bakmak.

Gözden ırak olan gönülden de ırak olur: “Ayrı düşenlerin arasındaki sevgi de zamanla azalır” anlamında kullanılır.

Göz doldurmak: Hâli, tavrı ve görünüşü ile beklenenden çok etkilemek.

Göze almak: Bir iş nedeniyle karşılaşabileceği her türlü zararı ve tehlikeyi önceden kabullenmek.

Göze girmek: Yetenekleri ve davranışları ile çevresinde, bulunduğu yerde sevgi ve güven kazanmak.

Göze göz, dişe diş: Misilleme; aynı biçimde kötülük yapıp öç alma, kötülüğü yapandan acısını çıkarma.

Göz göre göre: Apaçık şekilde, herkesin gözü önünde.

Göz gözü görmemek: Dumandan, karanlıktan ya da yoğun tozdan hiçbir şey görülmez olmak.

Göz hakkı: Görülüp de imrenilen yiyeceklerden görenlere çıkarılan pay, imrenmelerini yok edecek küçük parça.

Göz hapsine almak: Gözetlemek, bir şeyin üzerinden bakışlarını ayırmamak, birinin hiçbir davranışını gözden kaçırmamak.

Göz kamaştırmak: 1. Hayran bırakmak. 2. Güçlü, parlak bir ışığın kısa bir zaman için görüşü bulandırması, bakılan yeri görmez etmesi.

Göz kararı: Gözle oranlanarak belirtilen miktar, gözle yapılan ölçme ya da oranlama.

Gözleri fal taşı gibi açılmak: Hayret, şaşkınlık ve öfke gibi sebeplerle gözleri iri iri açılmış olmak.

Gözleri kan çanağına dönmek: Uykusuzluk, ağlama, kızgınlık ya da bir şeyin kaçması sebebiyle gözlerin çok kızarmış olması.

Gözlerine inanmamak: Hiç beklemediği bir anda bir şeyi görüp çok şaşırmak, bu sebeple gördüğünün gerçek olduğuna inanmamak.

Gözlerini (gözünü) kan bürümek: Çok öfkeli, kinli olmak; her kötülüğü yapacak hâle gelmek.

Gözlerinin içi gülmek: Çok sevindiğini gözlerinden ve yüzünden belli etmek.

Göz nuru dökmek: Göz emeği harcamak; gözün dikkatini, elin emeğini gerektiren ince bir iş yapmak ve işte uzun süre çalışmak.

Gözü bağlı: 1. Sorup soruşturmadan, anlayıp anlamadan. 2. Gafil, çevresinde olup bitenlerin farkında olmayan.

Gözü ısırmak: Bir kimseyi sanki tanır gibi olmak

Gözü kara (veya pek): Cesur, atak, korkusuz, tehlikeli işlere tereddüt etmeden girebilen.

(Visited 1 times, 1 visits today)


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 13.01.2008 tarihinde Sema tarafından, Deyimler Sözlüğü - Güzel Deyimlerimiz bölümünde paylaşılmıştır ve 8487 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 0 adet mesaj daha bulunmaktadır.

Deyimler Sözlüğü | [ G ] Gözü kara (veya pek): Cesur,atak,korkusuz orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki Makale[Coğrafya] Yerel Saat | Yerel Saat Hesaplamaları - Özellikleri - Yerel Saat Hesaplamaları Nasıl Yapılır? Zaman Problemleri Sonraki MakaleToplum Bilimi – Sosyoloji - Sociologie Nedir? | Sosyolojik Bakış Açısı Nasıldır? - Kavramsal İçeriği Ve Dalları Nelerdir? Tarihçesi - So..

Bu Makaleyle İlgili Fikirlerinizi ve Görüşlerinizi Diğer Ziyaretçilerle Paylaşabilirsiniz