Bilgi Bankamız 62 Kategoride, 9052 Makale ve Konu Anlatımı içermektedir. Son Güncelleme: 27.01.2020 06:06

Barbar Kimmer’ler (M.Ö 2000 – M.Ö 800) | Hayatları – Yaşadıkları Yerler


İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 22.04.2008 tarihinde Esesli tarafından, Medeniyetler ve Ülkeler Tarihi Ansiklopedisi bölümünde paylaşılmıştır ve 1162 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları


Karadeniz’in Kuzey’inde Hazar Denizi ve Tuna Nehri arasındaki coğrafya M.Ö. II. Bin’in başları ve M.Ö. VIII. yüzyıllar arasında Orta Asya kökenli bir kavim olan ve daha sonraki yıllarda adlarından Kimmer olarak bahsedilen kavim tarafından iskan edilmiştir.


M.Ö. IX. yüzyılda İskitler’in baskısıyla yerlerinden oynayan bir Kimmer kolu, daha sonraki yıllarda Güney Karadeniz kıyılarına yerleşmişlerdir.67 Prof. Dr. Taner Tarhan, Kimmerler ve İskitler hakkında yazdığı bir makalesine şöyle bir girişle başlıyor. “Kimmerler ve İskitler Eskiçağ’daki “Türk Kültür Tarihi”nin, daha genel bir deyişle de “Millî Tarihimiz”in ilk temsilcileridir.

Çünkü, Eskiçağ ve devamındaki çeşitli yazılı kaynaklardan edindiğimiz bilgilerin ışığı altında ve bu bilgileri doğrulayan, zenginleştiren muhteşem arkeolojik bulgular yardımıyla, adları günümüze kadar ulaşmış olan ilk Türkler ve ilk Türk devletidir. Onların öyküsü “tarihî gerçekler” olarak, bir anlamda – çok uzun süreli – Eskiçağ’daki “Türk Dünyası”nın öyküsüdür. Her ne sebeple olursa olsun, inkârı mümkün olmayan gerçekleri vurgulamak için “İlk Türkler” başlığını özelliğini özellikle kullandığımızı, öncelikle ifade etmek isteriz.”68
Kimmerler Proto-Türkler olarak tanımladığımız Ural – Altay kökenli bozkır göçebelerinin Batı kolunu oluştururlar. M.Ö. II. Bin yılın başlarından M.Ö. VIII. yüzyıla kadar -merkez Kırım olmak üzere- Karadeniz’in Kuzey’inde, Avrasya bozkırlarında ve Kafkasya bölgesinde yaşamışlardır.

Bu tarihler arasında Güney Rusya Tunç Çağı kültürünün “taşıyıcıları” ve “temsilcileri” olarak görülürler. Bu devrenin başlarında “Doğu’dan Batı’ya doğru” Kafkaslar’ın Kuzey’indeki bozkırlarda Donetz havzasına yayılmaları, özellikle Ukrayna bozkırlarında yaşayan Hint – Avrupa kökenli toplumların hareketlenmelerine neden olur. M.Ö. II. Bin yılın başlarında Akhalar’ın Yunanistan’a inmeleri, Kuzey’deki Avrupa bozkırlarında bu hareketlerin bir uzantısıdır.


M.Ö. XIII – VIII. yüzyıllar arasında da Kafkasya ve Dinyeper havzasındaki bölgelere yayılırlar. Bu dönemde özellikle Volga boylarında “Ahşap mezar yapıları” ile tanımlanan Surubna kültürü Pre İskit/Kimmer organik bağlarının arkeolojik kanıtlarıdır. Çünkü daha sonraki yüzyıllarda da Kimmer ve İskit eserlerinin ayrılmazlığı bilim adamlarınca daima konu edilmiştir.

Kimmer boylarının M.Ö. XIII. yüzyılda Batı’ya doğru yayılmaları – aynen M.Ö. II. Bin yılın başlarında olduğu gibi – Hint – Avrupa kökenli toplumların yeniden hareketlenmelerine neden olur. M.Ö. 1200 dolaylarında Dorlar Yunanistan’a, Trak kökenli diğer toplumlarla birlikte Frigler Anadolu’ya göç ederler. Anadolu’nun “karanlık çağları”, başka bir deyişle de belli bir süre sonra en renkli dönemlerinden biri olan “Anadolu Demir Çağı” başlar.

Güney Rusya’daki Kimmerler’le bağıntılı arkeolojik bulguların, M.Ö. II. Bin yıl başlarına kadar uzanmasına karşılık, yazılı kaynaklarda adlarının geçmesi ancak M.Ö. VIII. yüzyıldan itibaren başlar. Antik Grek kaynaklarında Kymmerioi/Kymmerio olarak geçer. İlk kez, ünlü ozan Homeros onlardan söz eder. Homeros’a göre Kimmerler, Yeraltı Tanrısı Hades’in “Ölüler Ülkesi”nin yer aldığı “ıssız Dünya’nın sis ve karanlıklarla dolu bölgeleri”nde yaşıyorlardı. Ünlü coğrafyacı Strabon’un bu konuda yaptığı eleştiri ilginçtir.

Herodotos ve Strabon gibi -İskitleri ayrıntılarıyla anlatan- Antik Çağ yazarları, Kimmerler’i Güney Rusya’nın ilk sakinleri olarak tanımlamaktadır. Antik Çağ’da Kerç Boğazı, “Bosporus Kimmerius (Kimmer Boğazı)” adını taşımakta, Kırım’da Grek kolonileri olarak görülen Kimmerikum, Kimmeris, Kimmerike gibi yerleşmeler ve yer adları bir zamanlar Kimmerler’in bu topraklara egemen olduklarını vurgulamaktadır. Kırım adının da Kimmer’den türediği bilinmektedir. Kimmerler’i ve Kırım’ı kapsayan Avrupa Hunları ile ilgili mitoslar tüm ayrıntıları ile birlikte, Bizans tarihçisi Jordanes tarafından nakledilmektedir.

Kuraklık ve Kıtlık Devresi

İskit göçleri de Orta Asya’daki, bugünkü Moğolistan ve Türkistan’da meydana gelen ve uzun süren bir kuraklık ve kıtlık devresiyle bağıntılıdır. Otlak sahalarının kuruması, çağdaş Çin kaynaklarına göre Doğu bozkırlarında yaşayan Hiung-Nu (Hun) kabilelerinin Çin’in Kuzeybatı sınırlarına doğru kaymalarına neden olur.

M.Ö. IX. yüzyılın sonu ile M.Ö. VIII. yüzyılın başlarına ait Çin kaynakları İmparator Suan’ın bunları püskürterek, Batı’ya yönelttiklerini nakletmektedir. Demek ki İskitler’i, Batı’ya Kimmerler üzerine iten ana neden Hiung-Nular’ın (Hun) bu hareketleridir.72 Herodotos’un kayıtlarında da İskitler’in göçleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler bulmak mümkündür.

Kafkas geçitlerini aşan Kimmer göç dalgaları (Doğu göç yolu), yeni bir yurt edinmek amacıyla, Doğu Anadolu’daki Urartu Devleti’nin Kuzey sınırlarından başlayarak, Anadolu topraklarını istilâ etmeye başlarlar. Kurt Bittel bu konuda aynen şu yorumu yapmaktadır. “Kimmerler’in Anadolu’yu istilâsı, kuvvetli bir ihtimalle, Orta Asya’dan kaynaklanmış olan büyük bir göç hareketinin yan kolunu teşkil etmektedir. Bu hareket, hiçbir zaman bir soygun seferi şeklinde değil, aksine, bütün olarak nitelendirilebilir. Bunu bu bakımdan, M.Ö. XIII. yüzyıldaki “Deniz kavimleri”nin hareketleri ile karşılaştırabiliriz.”


Yollarını Şaşırarak Kafkaslar’ı Dolaştılar

Kimmerler, merkezi Kafkasya’daki Gerusin/Portae Sarmaticae/Daryal Geçidi’ni ve Ossaet Geçitleri’ni takip ederek Urartu sınırlarına dayanmışlardır. Bu geçitler binlerce yıldan beri, günümüz dahil, ulaşım ve askerî hareket bakımından önem taşıyan yegâne “doğal geçit” ve “tarihî yollar” dır.

Kimmerler’in ardından İskitler gelmektedir. Herodotos’un ifade ettiği üzere, Kimmerler’i takip eden İskitler – yollarını şaşırarak – Kafkaslar’ı doğrudan dolaşmışlar, Hazar Denizi kıyılarını takiben Derbent -Demirkapı Geçidi üzerinden Azerbaycan ve İran’daki Medya topraklarına ulaşmışlardır. Çağdaş Asur çivi yazılı kaynaklarında da bu olaylar hakkında ayrıntılı bilgiler mevcuttur.

Asur casusluk örgütünün başında bulunan veliaht prens Sanherib, babası ünlü Asur Kralı II. Sargon’a raporlar göndererek, Kimmerler’in Urartu topraklarına yayıldıklarını ve Urartular’ın ağır yenilgilere uğradıklarını bildirmektedir. Urartu kralları I. Argisti (y. M.Ö. 785 – 760) ve II. Sarduri’ye (y. M.Ö. 760 – 730) ait bazı Urartu yazıtlarından anlaşıldığına göre, Kimmer göç ve istilâsından takriben 50 yıl kadar önce – Çıldır ve Gökçe Göl arasındaki “İş-qi-GU-lu ülkesi”/Leninakan bölgesinde – Kimmerler’le Urartular komşu duruma gelmişlerdi. Özellikle II. Sarduri, Kura havzasını kapsayan “Guriania ülkesi”nden ve buradaki karışıklıklardan söz etmektedir.

İskitler tarih sahnesine çıktıktan sonra çeşitli kavimlerle ilişkisi olmuştur. Bu ilişki genelde mücadeleleri aksettirmektedir. Hazar Denizi ve Tuna Nehri arasındaki coğrafyaya geldiklerinde Kimmerler’le karşılaşmışlar, onlarla mücadele edip yurtlarından kovarak, onları takip etmişlerdir. Bu esnada Urartular, Persler ve Asurlular’la karşılaşmış ve onlarla mücadele etmişlerdir. İskitlerin mücadele ettiği diğer bir kavim de bozkır kavimlerinden olan Sarmatlar’dır.

Sınırlar Değişiyor

Kimmerler M.Ö. VIII. yüzyılın son on yılı içerisinde Batı’ya yönelmişlerdir. Şüphesiz bu göçün merkezini Karadeniz’in Kuzey’inde bulunan bozkırlar oluşturmuştur. Kimmerler oradan hareketle Kafkas yolunu seçerek, Kafkas geçitlerini aşmışlar ve Urartu topraklarına yayılarak Anadolu’yu istilâ etmeye başlamışlardır.

Kimmerler’i yurtlarından eden İskitler, yakın Doğu’ya kadar onları takip ederek kovalamışlardır.76 İskitler’in önünde Doğu Anadolu’ya gelen Kimmerler, Urartular’a saldırmışlardır. M.Ö. VIII. yüzyıl sonları ve M.Ö. VII. yüzyılın başlarında Asur sınır bölgesinde önemli değişiklikler olmuştur.

Anadolu’nun Doğu’sundaki Urartu, M.Ö. VIII. yüzyılın ortalarında bir taraftan Kuzey Suriye ve Fırat’a kadar, diğer taraftan Kafkaslar’a kadar uzanan büyük bir devlet olmuştu. Bunlar gerek Sargon ve haleflerinin, gerekse Kafkas geçitlerinde gittikçe büyüyen Kimmer tehlikesi yüzünden Asur nüfuz bölgesinden çekilmişlerdir. Urartu – Kimmer mücadelesi sonucunda istilâcıların yolu Anadolu’nun içlerine doğru çevrilmiş ve Urartu Devleti de çökmekten kurtulmuştur.

Asur vesikalarında ilk olarak Kimmerler’in ortaya çıkışı Sargon (M.Ö. 722 – 705) zamanına rastlamaktadır. Bu tarih İskitler’in ilk grubunun Kimmer yurduna yerleşmelerine tekabül eden tarihe yakınlık göstermektedir. Ve Çin İmparatoru Suan’ın, Hiung-Nular’a karşı giriştiği cezalandırma tedbirleriyle harekete geçen Asya kökenli kavimlerin Batı’ya doğru yapmış oldukları göçlerle doğrudan ilişkilidir.

Tarihî bakımdan İskit istilâsı, maddesel kültürün gelişimi yönünden de yeni bir devrin başlamasına neden olur. Güney Rusya’nın Tunç Çağı sona erer ve Demir Çağı başlar. Frig Devleti’nin yıkılışı, Kimmerler’in ne denli güçlü olduklarını göstermektedir. Kimmerler’den bir kol, Paphlagonia bölgesine yönelerek Karadeniz kıyılarına ulaşır. Sinope tahrip edilir, lideri Habrondas öldürülür ve bu bölge Kimmerler’in ana yerleşme merkezi olur. Daha sonra Kimmerler Batı’da Herakleia Pontika (Karadeniz Ereğlisi), Doğu’da ise Trapezos’a kadar kıyı bölgesinde yayılırlar. Buradaki bazı halklarla kaynamış, birlikte yaşamış ve onları etkilemişlerdir.

Kimmerler’in Karadeniz bölgesindeki varlığını gösteren arkeolojik ve filolojik kanıtlar mevcuttur. Ünye’de bulunan bir gümüş kap (Phiale) E. Akurgal83 tarafından M.Ö. VI. yüzyılın sonuna tarihlendirilmekte ve Kimmer sanatının son eserlerinden biri olarak nitelendirilmektedir.

Yine Strabon’daki bir kayıta göre “… Trapezos Dağı ve aynı isimde şehir yer alır. Aynı dağlık bölgede Kimmerius Dağı vardır…” Kimmerius Dağı şimdiki Ağarmış Dağı olarak belirlenmiştir.84 Antik kaynaklara göre Herakleia Pontika “Mariandynoi” topraklarında kurulmuş bir ****ra kolonisidir.

Kimmerler bu yörede yaşamışlar ve Sinop’ta olduğu gibi, Grek kolonistlerle savaşmışlardır. Ayrıca Batı Karadeniz bölgesinde yaşamış olan Trak kökenli “Mariandynoi” kabilesi – Amazonlar’da olduğu gibi – mitolojik bir anlatımla Kimmerler’le bağıntılı gösterilmiştir. Bu mitosla ilgili olarak ünlü “François Vazosu” üzerinde, “Mariandynoi” kabilesinin atası Heros Kimmeros, ok atan bir bozkır savaşçısı şeklinde resmedilmiştir. Ayrıca İmirler (Gümüşhacıköy) ile Taşova – Lâdik yöresinde iki Kurgan’da bronz İskit ok uçları bulunmuştur. VI. yüzyıla tarihlenen bu ok uçları, göçebe İskit istilâsını doğrulamaktadır. H. T. Okutan’a göre Kimmerler’e ait eserlere Ş. Karahisar’da rastlanmaktadır.
Barbar Kimmerler’in izi Anadolu’da aranıyor

Antandros antik kentinde, çizgi roman kahramanı ‘Conan’ın kavmi olan barbar Kimmerler’in izine ulaşılmaya çalışılıyor.

AA

— Antik dönem yazarlarından Stefanos Bizantios’un eserinde bugüne kadar hiçbir yerde yerleşik olarak yaşadıkları ispatlanamayan göçebe ve savaşçı Kimmerler’in, Antandros’u ele geçirdikleri, burada yerleştikleri ve kentin ‘Edonis’ ve ‘Kimmeris’ diye iki yan adının bulunduğu yazıyor. Balıkesir’in Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk Beldesi’ndeki antik kentte yapılan kazıların bu yılki bölümü tamamlandı. Henüz M.Ö 5’inci yüzyıl tabakalarına kadar inebil ekip, Kimmerler’in hüküm sürdüğü M.Ö. 7. yüzyıla ait tabakalara gelecek yıl ulaşmayı hedefliyor.

Balıkesir’in Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk Beldesi’ndeki “Antandros antik kenti”nde yürütülen kazı çalışmalarında, çizgi roman kahramanı “Conan”ın kavmi olan barbar Kimmerler’in izine ulaşılmaya çalışılıyor.
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gürcan Polat başkanlığındaki ekip tarafından geçen yıl başlatılan arkeolojik kazıların bu yılki bölümü bugün tamamlandı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Gürcan Polat, yaptığı açıklamada, Akbank sponsorluğunda 5 Temmuz’dan beri 3 ayrı bölgede sürdürülen Antandros antik kenti kazısında, ‘geç Roma’ döneminin yanı sıra antik dönem yazarlarından Stefanos Bizantios’un eserinde adı geçen ve bugüne kadar hiçbir yerde yerleşik olarak yaşadıkları ispatlanamayan göçebe ve savaşçı Kimmerler’e ait bulgulara ulaşılmaya çalışıldığını bildirdi.

BİZANTİOS’UN İDDİALARI

Polat, Bizantios’un eserinde, günümüzde çizgi kahraman ‘Conan’ tiplemesiyle tanınan Kimmerler’in, Antandros’u ele geçirdiklerini ve burada yerleştiklerini ve kentin ‘Edonis’ ve ‘Kimmeris’ diye iki yan adının bulunduğundan bahsettiğini anlatarak, şunları söyledi: “Bizantios’a göre, Anadolu’ya kuzeyden giriş yapan Kimmerler, Antandros’ta 100 yıl yaşamışlar.
Ancak, Bizantios’un bu iddiaları bugüne kadar kanıtlanamadı. Bu kazılarda, bugüne kadar yerleşik olarak yaşadıklarına dair kanıt bulunamayan göçebe ve savaşçı Kimmerler’in Antandros antik kentinde yerleşik yaşadıklarını ispatlamak istiyoruz”.
Edremit-Altınoluk karayolunun kenarında yapılan kazılarda, henüz M.Ö 5’inci yüzyıl tabakalarına kadar inebildiklerini kaydeden Polat, Kimmerler’in hüküm sürdüğü M.Ö. 7. yüzyıla ait tabakalara ise gelecek yıl ulaşmayı hedeflediklerini bildirdi.
Antandros antik kentinin mezarlıklar bölümünde sürdürülen diğer kazı çalışmalarında ise Kimmerler’in dönemlerine kadar ulaştıklarını anlatan Polat, bulunan iskeletleri incelenmesi amacıyla Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü’ne gönderdiklerini söyledi. Antropoloji raporlarının birkaç ay sonra ellerine ulaşacağını kaydeden Polat, “Eğer, iskeletlerin Kafkas kökenli bir ırka ait olduğu belirlenirse; ki bu ırk Kimmerler’dir; arkeoloji açısından önemli bir sonuç elde edebileceğiz” dedi.

MODERN KENTLER

Bu arada, Antandros antik kentindeki kazılarda, bugünkü kentlerde bile benzerlerine çok az rastlanan modern ve planlı yapılaşmanın izlerine rastlandı. Kazının, M.S. 5-6’ncı yüzyıllar arası “Geç Roma Dönemi”ne ait yamaç evleri bölümünde, geçen yıl bulunan 2 odaya ilave olarak, bu yıl da 5 oda, odaların açıldığı 32 metre uzunluğunda ince bir revak, tuvalet ve bugün birçok kentte dahi bulunmayan büyüklükte kanalizasyon şebekesi ortaya çıkarıldı.
Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gürcan Polat, “zengin evi” olarak tabir edilen yamaç evlerinin, içinde bir insanın eğilerek de olsa dolaşabileceği 1 metre çapında kanalizasyon şebekesi üzerine oturduğunun tespit edildiğini belirterek, “evde tuvalet bulunması, alışılagelmiş bir durumdur. Ancak, bu kadar büyük bir kanalizasyon şebekesini bulmamız bizi şaşırttı. Gelecek yıllarda burada büyük bir mahalle ortaya çıkaracağımızı umuyoruz


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 22.04.2008 tarihinde Esesli tarafından, Medeniyetler ve Ülkeler Tarihi Ansiklopedisi bölümünde paylaşılmıştır ve 1162 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 0 adet mesaj daha bulunmaktadır.

Barbar Kimmer\'ler (M.Ö 2000 - M.Ö 800) | Hayatları - Yaşadıkları Yerler orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki Makale[Geometri] Piramit, Küre ve Koni - Özellikleri, Alan ve Hacim Hesaplamaları Sonraki MakaleFen ve Teknoloji Dersi | Boşaltım Sistemi Organları Görevi ve Sağlığı

Bu Makaleyle İlgili Fikirlerinizi ve Görüşlerinizi Diğer Ziyaretçilerle Paylaşabilirsiniz