Bilgi Bankamız 62 Kategoride, 6235 Makale ve Konu Anlatımı içermektedir. Son Güncelleme: 19.12.2015 08:31

Anadolu Ajansı – A.A. | Kuruluşundan Bugüne Anadolu Ajansı – Atatürk Tarafından Ankara’da Kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin Yarı Resmi Haber A..

İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 01.04.2008 tarihinde Hale tarafından, Yakın Dönem Türkiye Tarihi bölümünde paylaşılmıştır ve 1246 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları




Anadolu Ajansı – A.A. | Kuruluşundan Bugüne Anadolu Ajansı

1920 – Atatürk‘ün emriyle Ankara’da “Anadolu Ajansı”nın kuruluşu.

Millî mücadele davasını yurda ve dünyaya duyurmak için Atatürk tarafından Ankara’da kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin yarı resmi haber ajansı.

GİRİŞ

Anadolu Ajansı’nın tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi ile adeta özdeştir. Öyle ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmadan 17 gün önce 6 Nisan 1920’de kurulan Anadolu Ajansı, devleti kuran bu kurumun çıkardığı ilk yasaları duyurdu; Milli Mücadelenin ve Kurtuluş Savaşı’nın her aşamasına, Cumhuriyet devrimlerine tanıklık etti.

Anadolu Ajansı, Atatürk adı ile de adeta özdeştir. Anadolu Ajansı muhabirleri, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün her çalışmasında yanında oldular; yurt gezilerini izlediler, halka seslenişini, gösterdiği hedefleri, en iyi biçimde duyurdular; haberleriyle Atatürk’ün gerçekleştirdiği devrimlerinin kök salması için, çaba gösterdiler. AA muhabirlerinin yazdıkları haberler, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti konularında hazırlanan kronolojilerde yer aldı; Atatürk’ün söylev ve demeçleri ile ilgili eserlerde, Atatürk’ün yurt gezilerini anlatan kitaplarda, tarih ve anı kitaplarında Anadolu Ajansının haberlerinden sıkça yararlanıldı. AA muhabirleri, Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti ve halkı için gerçekleştirdiği her güzel şeyde yaşadığı sevince, mutluluğuna tanıklık ettiler; hastalığında, O’nun sağlığına ilişkin haberleri duyururken hüzünlendiler. Atatürk’ün ölümünde ise vatandaşlara da dağıtılan ve onların gözyaşları içinde okudukları hükümetin “Resmi Tebliğ”inin yer aldığı bülteni yazmanın acısını içlerinde hissettiler.

Anadolu Ajansı’nın tarihi, Türk Basın Tarihi, Türk Edebiyatı Tarihi için de önem taşımaktadır. Türk basınının gelişmesine öncülük eden Yunus Nadi Abalıoğlu, Ruşen Eşref Ünaydın, Falih Rıfkı Atay gibi kalemler, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi Türk Edebiyatının önemli yazarları ve araştırmacıları ve daha niceleri, Anadolu Ajansının kuruluşundan itibaren kurumda görev aldılar, onun gelişmesi için uğraş verdiler.

Anadolu Ajansı, Türk dış politikasının, Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve günlük yaşamının da tanığıdır. O yüzden AA’nın haberleri ve fotoğrafları, bütün araştırmacılar için birinci elden kaynak niteliğini taşımaktadır.

AA’DAN ÖNCE

Anadolu Ajansı, Milli Mücadelenin başlarında, girişilen milli davanın sesinin her yana duyurulmasına yönelik doğru ve yansız haberciliğe duyulan büyük ihtiyaçtan ortaya çıktı.

Anadolu Ajansı kurulmadan önce; Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmış, 30 Ekim 1918’de ağır koşullar içeren Mondros Mütarekesi’ni imzalamış Osmanlı İmparatorluğu merkezinde, Türkiye-Havas Reuter ajansı çalışmalarını sürdürmekteydi. Mondros Mütarekesi’nin ardından İstanbul’u fiilen işgal eden Müttefikler ile Damat Ferit Paşa Hükümeti arasında varılan uzlaşma gereğince yabancılara haber imtiyazı verilerek kurulan Türkiye-Havas Reuter ajansının yayınladığı haberler, Türkiye’nin çıkarlarına değildi. Mustafa Kemal Paşa da bu ajansın uydurma, karışıklık çıkarmaya ve zihinleri bulandırmaya yönelik haberlerinden rahatsızlık duymaktaydı.

İzmir’in 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar tarafından işgalinden dört gün sonra 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkarak Milli Mücadelenin meşalesini tutuşturan Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’da giriştiği kurtuluş hareketinin sesini duyurmak amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu. AA’nın kuruluşundan önce, 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde toplanan Sivas Kongresi’nde alınan kararların duyurulması amacıyla adını kendi koyduğu İradei Milliye gazetesinin 14 Eylül 1919’da yayınlanmasını sağlayan Mustafa Kemal, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelişinden hemen sonra, ilk işlerden biri olarak gazete konusuna el attı ve 10 Ocak 1920’de yayın hayatına başlamasına öncülük ettiği Hakimiyeti Milliye gazetesinin de adını koydu.

AA KURULUYOR

İstanbul’un 16 Mart 1920′de resmen işgali ve Meclisi Mebusanın kapanması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Ankara’da toplanacak Meclis için seçim yapılmasını bir yazı ile 19 Martta illere, komutanlıklara bildirdi. Artık İstanbul’da kalınamayacağını gören bazı aydınlar da bir süredir Milli Mücadeleye katılmanın yollarını aramaktaydı. Bu gelişme, Anadolu Ajansı’nın kuruluşunu da sağlayacaktı.

Ankara’ya doğru yola çıkan iki ayrı kafilede yer alan Yeni Gün gazetesinin sahibi Yunus Nadi (Abalıoğlu) ile gazeteci yazar Halide Edip (Adıvar), 31 Mart’ta Geyve’de buluştular. Trenle yollarına devam eden “millici” iki aydın, Geyve-Akhisar (şimdiki adıyla Pamukova) istasyonundaki mola sırasında Ankara’ya gider gitmez ilk iş olarak “bir ajans teşkilatı” kurulmasının gerekliliğini görüştüler. Yunus Nadi ve Halide Edip, ajansın adını konuşurlarken; “Türk,” “Ankara,” “Anadolu” seçenekleri arasından “Anadolu Ajansı”nda karar kıldılar.

ANADOLU AJANSI İSMİNE NASIL KARAR VERİLDİ?

Yunus Nadi anılarında, Halide Edip ile istasyondaki mola sırasında aralarında geçen konuşmayı şöyle anlatıyor1:

“Mart 31, sene 920. Geyve’ye muvasalatımızın dördüncü günü ve üçüncü sabahıdır. Bugün Ankara’ya doğru yolumuza devam edeceğiz, çünkü beklediğimiz Halide Edib hanım kafilesi dün akşam üstü Geyve’ye geldiler.

“Halide Edib hanım ile ancak Akhisar istasyonundaki bir mola sırasında ayak üstü biraz görüşebildim.”

Bu konuşma sırasında Halide Edip, Anadolu’nun haklı davasını bütün dünyaya anlatabilmek amacıyla “bir ajans teşkilatı” kurma önerisinde bulunur:

“… gider gitmez bir ajans teşkilatı kuralım, o vasıta ile dahile ve harice söyleriz.

- Birinci şart hanımefendi. Sonra tabii bunun teferruatı gelir; mesela ilk merhalede neşriyat, ki başlı başına teşkilata ihtiyaç gösterir. Sonra propagandanın envaı…

- Tabii sıra ile hepsi yapılır. Fakat benim fikrimce ilk iş ajans olmalıdır. Hatta isterseniz adını burada koyuverelim: Mesela Türk Ajansı, mesela Ankara Ajansı, mesela Anadolu Ajansı… daha da bulunabilir.

- Bana (Anadolu Ajansı) en iyi bir isim gibi görünüyor.

- Bana da öyle. Değil mi, evvela kendini ve mümkünse bütün vatanı kurtaracak olan Anadoludur. O halde kararımızı vermiş olalım: Anadolu Ajansı…

- Evet Anadolu Ajansı hanımefendi…”

Ateş Altında Haber Yolculuğu

Anadolu Ajansı’nın ateş altındaki haber yolculuğu da Yunus Nadi ile Halide Edip’in, Geyve’nin Akhisar kazası istasyonunda yaptıkları, işte bu konuşmayla başladı.

Kafile Ankara’ya 1 Nisan 1920’de ulaştı. Yunus Nadi’nin ifadesiyle “4 veya 5 Nisan akşamı” Mustafa Kemal Paşanın karargahı ”Ziraat Mektebi”nde (şimdi Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü), yemekten sonra Anadolu Ajansı’nın kurulması gündeme getirildi.

Tarihi Genelge

A.A.’nın Kurulduğu Oda

Bu toplantının sabahı ise 6 Nisan 1920’de Anadolu Ajansı’nın kuruluşu gerçekleştirildi. Mustafa Kemal, Anadolu Ajansı’nın kuruluşunu duyurmak için hemen harekete geçti. Mustafa Kemal Paşa, “Heyeti Temsiliye adına” bu çalışmaları bizzat yapmakla, hem Anadolu Ajansı’nın üstleneceği işleve verdiği önemi göstermekte hem de daha başından ona etkinlik kazandırmayı amaçlamaktaydı. Mustafa Kemal, Milli Mücadelenin ateşini tutuşturduğu bütün yurda; askeri ve sivil makamlara gönderdiği “tarihi genelge” ile Anadolu Ajansı’nın kuruluşunu duyurmakla kalmadı; girişilen mücadelenin iç ve dış kamuoyuna duyurulmasının önemine de işaret etti.

Anadolu Ajansının kurulduğuna ilişkin “tarihi genelge”nin ulaştırıldığı sivil merkezlerden biri de “Sivas Kadınlar Cemiyeti”ydi. Günümüz Türkçesiyle bu telgraf şöyle4:

Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Derneği
Temsilciler Kurulu adına
M U S T A F A K E M A L

Anadolu Ajansı’nın Kurulduğu
(8.4.1920)

Sivas Kadınlar Derneği’ne
Gönderilen genelge telgrafı

Ankara: Tarihsiz. Alındığı yer: Yozgat: 9
Sivas Kadınlar Derneğine
İslamın canevi olan Osmanlı Saltanatı merkezinin düşman işgaline geçmesi, bütün ülke ve ulusumuzun en büyük tehlikeyle karşılaşması sonucu olarak bütün Rumeli ve Anadolu’nun giriştiği ulusal ve kutsal savaşım sırasında, Müslüman kişilerin iç ve dış en doğru havadis ile aydınlanmalarının zorunlu bir gereksinme olduğu önemle göz önüne alınmış, bunun sonucu, burada en yetkili kişilerden oluşan bir özel kurul yönetiminde, (Anadolu Ajansı) adı altında bir kurum kurulmuştur. Anadolu Ajansı’nın en hızlı araçlarla vereceği havadis ve bilgi aslında, Temsilciler Kurulu’muzun belgeli ve asıl kaynaklarının sonucu olacağı için, bu ajans bildirimlerinin oraca ve özellikle MüdafAAi Hukuk örgütümüzce dahi seçilecek caddelere ve toplanılacak yerlere asılması, dağıtımı, dahası bucak ve köylere dek ulaştırılması yolunda, olabildiğince çok yayınlanabilmesi için ivedili düzenlemeler
yapılması, sonucundan da bilgi verilmesi önemle rica olunur. 8.4.36 (20)

Temsilciler Kurulu adına
MUSTAFA KEMAL

Mustafa Kemal Paşanın genelgesi dikkatle okununca, görülüyor ki, yalnızca “havadis” değil, “en doğru havadis” üzerinde durulmaktadır. Mustafa Kemal Paşanın, “Anadolu Ajansı’nın en hızlı araçlarla vereceği havadis” derken altını çizdiği konu, haber ajanslarının uyması gereken evrensel ilkelerin başında gelir: Bunlar, haber ajanslarının “doğru,” “tam” ve “objektif” haberleri, “hızlı” biçimde iletme zorunluluğudur. Ve zaman içinde; Anadolu Ajansının, kuruluşundaki bu ilkelerden hiç ayrılmadığı görülecektir.

Anadolu Ajansı Çalışmalarına Başlıyor

Kuruluşu tüm yurda duyurulan Anadolu Ajansı, bir süre Halide Edip’in de sözünü ettiği Mustafa Kemal Paşanın karargahı konumundaki; şimdi Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü olan Ziraat Mektebi’nde ayrılan bir odada çalışmalarını yürüttü5. Yunus Nadi de Ajans’ın ilk çalışmalarını anlatırken, Hakimiyeti Milliye’ye “yeni bir ruh ve şekil” vermeye çalıştığından söz ettikten sonra, Ajans’ın ilk günlerinde yapılanları şöyle anlatıyor6:

“Aynı zamanda Halide Edip hanımla Anadolu Ajansının servislerini yapmağa başladık. O sene Ankara’nın kırk ikindi yağmurları kesretle yağıyor ve adeta bazen kış manzarası verdiği oluyordu. Ajans için Paşanın karargahı olan Ziraat Mektebinde bir oda olarak merkez ittihaz ettik. Her gün oraya çıkıyorum ve Halide hanımla çalışıyoruz. Bu işte çok geçmeden İstanbul mebusu Ali Rıza beyde bize iltihak etti.”

ANADOLU AJANSI’NIN KURULMASI GÜNDEME GETİRİLİYOR

Yunus Nadi, o tarihi geceyi şöyle aktarıyor2:

“…Sonra Halide Edib hanımla Akhisar istasyonunda karar verdiğimiz Anadolu Ajansından bahsedildi. Eğer Paşa da muvafık görürse yarından tezi yok, hemen işe başlanabilirdi. Paşa, fikri çok güzel buldu. Ancak Paşa, memleket muhitine telgrafla verilmek üzere yazılacak olan haber ve yazıların ilk günlerdeki eşkalini bir kere kendisi görmek istiyordu. Takip olunan siyaset ve zihniyete muhalif bir şey olmasın diye.

__ İlk günleri, diyordu, bu yazılarda gerek fikir, gerek tarzı tahrir itibarile belki bazı tashihat yapılmak lazım gelebilir. Fakat üç beş gün geçtikten sonra zaten siz takip olunan siyaseti kavramış olacağınızdan artık belki buna da hacet kalmadan iş kendi kendine yürür gider.

Ajans bahsinde kararımız şu oldu: İlk günü Paşa Anadolu Ajansını bütün memlekete takdim edecekti. Yani şu ve şu maksatlarla Ankara’da bir Anadolu Ajansı teşkil edildi. Memleketin her tarafını, şu müşkül anında, cereyan eden ahvalden haberdar edecektir. Bu ajans tebligatını şu ve şu suretlerde mümkünse ve mümkün olduğu kadar memleketin en ücra köşesine kadar yayacaksınız, diyecekti. Halide Edib hanımla ben de neşri o günlerin işine yarayacak resmi, gayri resmi, yerli ve yabancı haberleri toplayarak günde en az iki servis yapmak üzere telgrafhaneye verecektik.”

Halide Edip’in Anıları

Mustafa Kemal’in gönderdiği araba, “güçlükle sırtın tepesine doğru tırmanarak” karargah olarak kullanılan “Ziraat Mektebi”ne doğru yol alırken; Halide Edip, “İşte bu yer, yeni bir hükümeti ve yeni Cumhuriyeti yaratacak binaydı” diye geçirir içinden. Sedire karşılıklı oturdukları Mustafa Kemal Paşa, Halide Edip’e yoldaki izlenimlerini sorar3:

“Ben gerek yoldaki gerek o sabah kadınlarla konuşmamızı hatırlayarak hemen Yunus Nadi Bey’le yolda konuştuğumuz ajans meselesini açtım. Ne harici dünya, ne memleketin içi milli hareketin manasını anlamamışlardı. Çünkü bu hususta haber alamıyorlardı. Bunu Yunus Nadi Bey’le Anadolu Ajansı olarak başlamayı konuştuğumuzu anlattım. Teklifimiz, bu ajans haberlerini telgrafhanesi olan her yere göndermek ve olmayan yerlere de camilere ilan halinde yapıştırmaktı. Bundan başka da, dünya efkarını anlamak için İngilizce ve Fransızca gazetelerin en mühimlerini zamanında getirtmekti. Bu gazetelerin başında, Manschester Guardian, Times ve Lloyd George’un fikrini yayımlayan Dail Chronicle vardı.

Bu noktalar üzerinde anlaştıktan sonra (Yunus Nadi Bey’in orada hemen çıkarmaya hazırlandığı Hakimiyet-i Milliye gazetesine de yardım etmek istediğini Mustafa Kemal Paşa söyledi. Ben, bir yazı makinesi lazım olduğunu söylediğim zaman, bunu Osmanlı Bankası’ndan temin edeceğini vaat etti.”

Anadolu Ajansı Resmi Web Sitesi


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 01.04.2008 tarihinde Hale tarafından, Yakın Dönem Türkiye Tarihi bölümünde paylaşılmıştır ve 1246 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 9 adet mesaj daha bulunmaktadır.

Anadolu Ajansı - A.A. | Kuruluşundan Bugüne Anadolu Ajansı - Atatürk Tarafından Ankara\'da Kurulan Türkiye Cumhuriyeti\'nin Yarı Resmi Haber Ajansı - 6 Nisan 1920 - A.A.\'dan İlk Haberler - Anadolu Ajansı İsmine Nasıl Karar Verildi? orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki MakaleAtatürk'ün Yurt Gezilerinde Kullandığı Vagon | Linke-Hofmann-Werke Breslau Sonraki MakaleSayısal - Dijital Kütüphane Nedir? | Kaynaklarının Önemli Bir Kısmına Bilgisayar Ortamında Ulaşılabilen Kütüphane Türü

İçerik Hakkında Bilgi

  • Bu içerik 01.04.2008 tarihinde Hale tarafından, Yakın Dönem Türkiye Tarihi bölümünde paylaşılmıştır ve 606 kez okunmuştur.
    Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

İçerik ve Kategori Araçları




Anadolu Ajansı – A.A. | Kuruluşundan Bugüne Anadolu Ajansı

1920 – Atatürk‘ün emriyle Ankara’da “Anadolu Ajansı”nın kuruluşu.

Millî mücadele davasını yurda ve dünyaya duyurmak için Atatürk tarafından Ankara’da kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin yarı resmi haber ajansı.

GİRİŞ

Anadolu Ajansı’nın tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi ile adeta özdeştir. Öyle ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmadan 17 gün önce 6 Nisan 1920’de kurulan Anadolu Ajansı, devleti kuran bu kurumun çıkardığı ilk yasaları duyurdu; Milli Mücadelenin ve Kurtuluş Savaşı’nın her aşamasına, Cumhuriyet devrimlerine tanıklık etti.

Anadolu Ajansı, Atatürk adı ile de adeta özdeştir. Anadolu Ajansı muhabirleri, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün her çalışmasında yanında oldular; yurt gezilerini izlediler, halka seslenişini, gösterdiği hedefleri, en iyi biçimde duyurdular; haberleriyle Atatürk’ün gerçekleştirdiği devrimlerinin kök salması için, çaba gösterdiler. AA muhabirlerinin yazdıkları haberler, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti konularında hazırlanan kronolojilerde yer aldı; Atatürk’ün söylev ve demeçleri ile ilgili eserlerde, Atatürk’ün yurt gezilerini anlatan kitaplarda, tarih ve anı kitaplarında Anadolu Ajansının haberlerinden sıkça yararlanıldı. AA muhabirleri, Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti ve halkı için gerçekleştirdiği her güzel şeyde yaşadığı sevince, mutluluğuna tanıklık ettiler; hastalığında, O’nun sağlığına ilişkin haberleri duyururken hüzünlendiler. Atatürk’ün ölümünde ise vatandaşlara da dağıtılan ve onların gözyaşları içinde okudukları hükümetin “Resmi Tebliğ”inin yer aldığı bülteni yazmanın acısını içlerinde hissettiler.

Anadolu Ajansı’nın tarihi, Türk Basın Tarihi, Türk Edebiyatı Tarihi için de önem taşımaktadır. Türk basınının gelişmesine öncülük eden Yunus Nadi Abalıoğlu, Ruşen Eşref Ünaydın, Falih Rıfkı Atay gibi kalemler, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi Türk Edebiyatının önemli yazarları ve araştırmacıları ve daha niceleri, Anadolu Ajansının kuruluşundan itibaren kurumda görev aldılar, onun gelişmesi için uğraş verdiler.

Anadolu Ajansı, Türk dış politikasının, Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve günlük yaşamının da tanığıdır. O yüzden AA’nın haberleri ve fotoğrafları, bütün araştırmacılar için birinci elden kaynak niteliğini taşımaktadır.

AA’DAN ÖNCE

Anadolu Ajansı, Milli Mücadelenin başlarında, girişilen milli davanın sesinin her yana duyurulmasına yönelik doğru ve yansız haberciliğe duyulan büyük ihtiyaçtan ortaya çıktı.

Anadolu Ajansı kurulmadan önce; Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmış, 30 Ekim 1918’de ağır koşullar içeren Mondros Mütarekesi’ni imzalamış Osmanlı İmparatorluğu merkezinde, Türkiye-Havas Reuter ajansı çalışmalarını sürdürmekteydi. Mondros Mütarekesi’nin ardından İstanbul’u fiilen işgal eden Müttefikler ile Damat Ferit Paşa Hükümeti arasında varılan uzlaşma gereğince yabancılara haber imtiyazı verilerek kurulan Türkiye-Havas Reuter ajansının yayınladığı haberler, Türkiye’nin çıkarlarına değildi. Mustafa Kemal Paşa da bu ajansın uydurma, karışıklık çıkarmaya ve zihinleri bulandırmaya yönelik haberlerinden rahatsızlık duymaktaydı.

İzmir’in 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar tarafından işgalinden dört gün sonra 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkarak Milli Mücadelenin meşalesini tutuşturan Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’da giriştiği kurtuluş hareketinin sesini duyurmak amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu. AA’nın kuruluşundan önce, 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde toplanan Sivas Kongresi’nde alınan kararların duyurulması amacıyla adını kendi koyduğu İradei Milliye gazetesinin 14 Eylül 1919’da yayınlanmasını sağlayan Mustafa Kemal, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelişinden hemen sonra, ilk işlerden biri olarak gazete konusuna el attı ve 10 Ocak 1920’de yayın hayatına başlamasına öncülük ettiği Hakimiyeti Milliye gazetesinin de adını koydu.

AA KURULUYOR

İstanbul’un 16 Mart 1920′de resmen işgali ve Meclisi Mebusanın kapanması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Ankara’da toplanacak Meclis için seçim yapılmasını bir yazı ile 19 Martta illere, komutanlıklara bildirdi. Artık İstanbul’da kalınamayacağını gören bazı aydınlar da bir süredir Milli Mücadeleye katılmanın yollarını aramaktaydı. Bu gelişme, Anadolu Ajansı’nın kuruluşunu da sağlayacaktı.

Ankara’ya doğru yola çıkan iki ayrı kafilede yer alan Yeni Gün gazetesinin sahibi Yunus Nadi (Abalıoğlu) ile gazeteci yazar Halide Edip (Adıvar), 31 Mart’ta Geyve’de buluştular. Trenle yollarına devam eden “millici” iki aydın, Geyve-Akhisar (şimdiki adıyla Pamukova) istasyonundaki mola sırasında Ankara’ya gider gitmez ilk iş olarak “bir ajans teşkilatı” kurulmasının gerekliliğini görüştüler. Yunus Nadi ve Halide Edip, ajansın adını konuşurlarken; “Türk,” “Ankara,” “Anadolu” seçenekleri arasından “Anadolu Ajansı”nda karar kıldılar.

ANADOLU AJANSI İSMİNE NASIL KARAR VERİLDİ?

Yunus Nadi anılarında, Halide Edip ile istasyondaki mola sırasında aralarında geçen konuşmayı şöyle anlatıyor1:

“Mart 31, sene 920. Geyve’ye muvasalatımızın dördüncü günü ve üçüncü sabahıdır. Bugün Ankara’ya doğru yolumuza devam edeceğiz, çünkü beklediğimiz Halide Edib hanım kafilesi dün akşam üstü Geyve’ye geldiler.

“Halide Edib hanım ile ancak Akhisar istasyonundaki bir mola sırasında ayak üstü biraz görüşebildim.”

Bu konuşma sırasında Halide Edip, Anadolu’nun haklı davasını bütün dünyaya anlatabilmek amacıyla “bir ajans teşkilatı” kurma önerisinde bulunur:

“… gider gitmez bir ajans teşkilatı kuralım, o vasıta ile dahile ve harice söyleriz.

- Birinci şart hanımefendi. Sonra tabii bunun teferruatı gelir; mesela ilk merhalede neşriyat, ki başlı başına teşkilata ihtiyaç gösterir. Sonra propagandanın envaı…

- Tabii sıra ile hepsi yapılır. Fakat benim fikrimce ilk iş ajans olmalıdır. Hatta isterseniz adını burada koyuverelim: Mesela Türk Ajansı, mesela Ankara Ajansı, mesela Anadolu Ajansı… daha da bulunabilir.

- Bana (Anadolu Ajansı) en iyi bir isim gibi görünüyor.

- Bana da öyle. Değil mi, evvela kendini ve mümkünse bütün vatanı kurtaracak olan Anadoludur. O halde kararımızı vermiş olalım: Anadolu Ajansı…

- Evet Anadolu Ajansı hanımefendi…”

Ateş Altında Haber Yolculuğu

Anadolu Ajansı’nın ateş altındaki haber yolculuğu da Yunus Nadi ile Halide Edip’in, Geyve’nin Akhisar kazası istasyonunda yaptıkları, işte bu konuşmayla başladı.

Kafile Ankara’ya 1 Nisan 1920’de ulaştı. Yunus Nadi’nin ifadesiyle “4 veya 5 Nisan akşamı” Mustafa Kemal Paşanın karargahı ”Ziraat Mektebi”nde (şimdi Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü), yemekten sonra Anadolu Ajansı’nın kurulması gündeme getirildi.

Tarihi Genelge

A.A.’nın Kurulduğu Oda

Bu toplantının sabahı ise 6 Nisan 1920’de Anadolu Ajansı’nın kuruluşu gerçekleştirildi. Mustafa Kemal, Anadolu Ajansı’nın kuruluşunu duyurmak için hemen harekete geçti. Mustafa Kemal Paşa, “Heyeti Temsiliye adına” bu çalışmaları bizzat yapmakla, hem Anadolu Ajansı’nın üstleneceği işleve verdiği önemi göstermekte hem de daha başından ona etkinlik kazandırmayı amaçlamaktaydı. Mustafa Kemal, Milli Mücadelenin ateşini tutuşturduğu bütün yurda; askeri ve sivil makamlara gönderdiği “tarihi genelge” ile Anadolu Ajansı’nın kuruluşunu duyurmakla kalmadı; girişilen mücadelenin iç ve dış kamuoyuna duyurulmasının önemine de işaret etti.

Anadolu Ajansının kurulduğuna ilişkin “tarihi genelge”nin ulaştırıldığı sivil merkezlerden biri de “Sivas Kadınlar Cemiyeti”ydi. Günümüz Türkçesiyle bu telgraf şöyle4:

Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Derneği
Temsilciler Kurulu adına
M U S T A F A K E M A L

Anadolu Ajansı’nın Kurulduğu
(8.4.1920)

Sivas Kadınlar Derneği’ne
Gönderilen genelge telgrafı

Ankara: Tarihsiz. Alındığı yer: Yozgat: 9
Sivas Kadınlar Derneğine
İslamın canevi olan Osmanlı Saltanatı merkezinin düşman işgaline geçmesi, bütün ülke ve ulusumuzun en büyük tehlikeyle karşılaşması sonucu olarak bütün Rumeli ve Anadolu’nun giriştiği ulusal ve kutsal savaşım sırasında, Müslüman kişilerin iç ve dış en doğru havadis ile aydınlanmalarının zorunlu bir gereksinme olduğu önemle göz önüne alınmış, bunun sonucu, burada en yetkili kişilerden oluşan bir özel kurul yönetiminde, (Anadolu Ajansı) adı altında bir kurum kurulmuştur. Anadolu Ajansı’nın en hızlı araçlarla vereceği havadis ve bilgi aslında, Temsilciler Kurulu’muzun belgeli ve asıl kaynaklarının sonucu olacağı için, bu ajans bildirimlerinin oraca ve özellikle MüdafAAi Hukuk örgütümüzce dahi seçilecek caddelere ve toplanılacak yerlere asılması, dağıtımı, dahası bucak ve köylere dek ulaştırılması yolunda, olabildiğince çok yayınlanabilmesi için ivedili düzenlemeler
yapılması, sonucundan da bilgi verilmesi önemle rica olunur. 8.4.36 (20)

Temsilciler Kurulu adına
MUSTAFA KEMAL

Mustafa Kemal Paşanın genelgesi dikkatle okununca, görülüyor ki, yalnızca “havadis” değil, “en doğru havadis” üzerinde durulmaktadır. Mustafa Kemal Paşanın, “Anadolu Ajansı’nın en hızlı araçlarla vereceği havadis” derken altını çizdiği konu, haber ajanslarının uyması gereken evrensel ilkelerin başında gelir: Bunlar, haber ajanslarının “doğru,” “tam” ve “objektif” haberleri, “hızlı” biçimde iletme zorunluluğudur. Ve zaman içinde; Anadolu Ajansının, kuruluşundaki bu ilkelerden hiç ayrılmadığı görülecektir.

Anadolu Ajansı Çalışmalarına Başlıyor

Kuruluşu tüm yurda duyurulan Anadolu Ajansı, bir süre Halide Edip’in de sözünü ettiği Mustafa Kemal Paşanın karargahı konumundaki; şimdi Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü olan Ziraat Mektebi’nde ayrılan bir odada çalışmalarını yürüttü5. Yunus Nadi de Ajans’ın ilk çalışmalarını anlatırken, Hakimiyeti Milliye’ye “yeni bir ruh ve şekil” vermeye çalıştığından söz ettikten sonra, Ajans’ın ilk günlerinde yapılanları şöyle anlatıyor6:

“Aynı zamanda Halide Edip hanımla Anadolu Ajansının servislerini yapmağa başladık. O sene Ankara’nın kırk ikindi yağmurları kesretle yağıyor ve adeta bazen kış manzarası verdiği oluyordu. Ajans için Paşanın karargahı olan Ziraat Mektebinde bir oda olarak merkez ittihaz ettik. Her gün oraya çıkıyorum ve Halide hanımla çalışıyoruz. Bu işte çok geçmeden İstanbul mebusu Ali Rıza beyde bize iltihak etti.”

ANADOLU AJANSI’NIN KURULMASI GÜNDEME GETİRİLİYOR

Yunus Nadi, o tarihi geceyi şöyle aktarıyor2:

“…Sonra Halide Edib hanımla Akhisar istasyonunda karar verdiğimiz Anadolu Ajansından bahsedildi. Eğer Paşa da muvafık görürse yarından tezi yok, hemen işe başlanabilirdi. Paşa, fikri çok güzel buldu. Ancak Paşa, memleket muhitine telgrafla verilmek üzere yazılacak olan haber ve yazıların ilk günlerdeki eşkalini bir kere kendisi görmek istiyordu. Takip olunan siyaset ve zihniyete muhalif bir şey olmasın diye.

__ İlk günleri, diyordu, bu yazılarda gerek fikir, gerek tarzı tahrir itibarile belki bazı tashihat yapılmak lazım gelebilir. Fakat üç beş gün geçtikten sonra zaten siz takip olunan siyaseti kavramış olacağınızdan artık belki buna da hacet kalmadan iş kendi kendine yürür gider.

Ajans bahsinde kararımız şu oldu: İlk günü Paşa Anadolu Ajansını bütün memlekete takdim edecekti. Yani şu ve şu maksatlarla Ankara’da bir Anadolu Ajansı teşkil edildi. Memleketin her tarafını, şu müşkül anında, cereyan eden ahvalden haberdar edecektir. Bu ajans tebligatını şu ve şu suretlerde mümkünse ve mümkün olduğu kadar memleketin en ücra köşesine kadar yayacaksınız, diyecekti. Halide Edib hanımla ben de neşri o günlerin işine yarayacak resmi, gayri resmi, yerli ve yabancı haberleri toplayarak günde en az iki servis yapmak üzere telgrafhaneye verecektik.”

Halide Edip’in Anıları

Mustafa Kemal’in gönderdiği araba, “güçlükle sırtın tepesine doğru tırmanarak” karargah olarak kullanılan “Ziraat Mektebi”ne doğru yol alırken; Halide Edip, “İşte bu yer, yeni bir hükümeti ve yeni Cumhuriyeti yaratacak binaydı” diye geçirir içinden. Sedire karşılıklı oturdukları Mustafa Kemal Paşa, Halide Edip’e yoldaki izlenimlerini sorar3:

“Ben gerek yoldaki gerek o sabah kadınlarla konuşmamızı hatırlayarak hemen Yunus Nadi Bey’le yolda konuştuğumuz ajans meselesini açtım. Ne harici dünya, ne memleketin içi milli hareketin manasını anlamamışlardı. Çünkü bu hususta haber alamıyorlardı. Bunu Yunus Nadi Bey’le Anadolu Ajansı olarak başlamayı konuştuğumuzu anlattım. Teklifimiz, bu ajans haberlerini telgrafhanesi olan her yere göndermek ve olmayan yerlere de camilere ilan halinde yapıştırmaktı. Bundan başka da, dünya efkarını anlamak için İngilizce ve Fransızca gazetelerin en mühimlerini zamanında getirtmekti. Bu gazetelerin başında, Manschester Guardian, Times ve Lloyd George’un fikrini yayımlayan Dail Chronicle vardı.

Bu noktalar üzerinde anlaştıktan sonra (Yunus Nadi Bey’in orada hemen çıkarmaya hazırlandığı Hakimiyet-i Milliye gazetesine de yardım etmek istediğini Mustafa Kemal Paşa söyledi. Ben, bir yazı makinesi lazım olduğunu söylediğim zaman, bunu Osmanlı Bankası’ndan temin edeceğini vaat etti.”

Anadolu Ajansı Resmi Web Sitesi


Kaynak: Kadim Dostlar ™ Forum

Bu içerik 01.04.2008 tarihinde Hale tarafından, Yakın Dönem Türkiye Tarihi bölümünde paylaşılmıştır ve 606 kez okunmuştur. Bu içeriğin devamında incelemek isteyebileceğiniz 8 adet mesaj daha bulunmaktadır.

Anadolu Ajansı - A.A. | Kuruluşundan Bugüne Anadolu Ajansı - Atatürk Tarafından Ankara\'da Kurulan Türkiye Cumhuriyeti\'nin Yarı Resmi Haber Ajansı - 6 Nisan 1920 - A.A.\'dan İlk Haberler - Anadolu Ajansı İsmine Nasıl Karar Verildi? orjinal içeriğine ulaşmak için tıklayın ...

Önceki MakaleHorus | Mısır Mitolojisinde Şahin Başlı Gök Tanrısı - Sembolizmde Horus - Horus'un Gözü – Wedjat - Horus'un Gözünün Oranlı Glifleri Sonraki MakaleKamu Kurum Ve Kuruluşlarında Eski Hükümlü İstihdamı | Kamu Kurum Ve Kuruluşlarında İşçi Olarak İstihdam Edilecek Eski Hükümlülere İli..

Bu Makaleyle İlgili Fikirlerinizi ve Görüşlerinizi Diğer Ziyaretçilerle Paylaşabilirsiniz